Genel, Sahne&Müzik

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Sezonu Açtı

İstanbul’un müzik yaşamında önemli bir yeri olan ve besteci Cemal Reşit Rey‘in yönetiminde 1945 yılında kurulan, temelleri ise 1827’de Donizetti Paşa’nın kurduğu Mızıka-i Humayun orkestrasına dayanan İstanbul Belediyesi Şehir Orkestrası, 1972 yılında Kültür Bakanlığı’na bağlanarak İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası adını aldı. Yurtiçi ve yurtdışında verdikleri konserlerle adından söz ettiren orkestra, önemli dünya sanatçılarının da ülkemize gelip konserler vermesine vesile oldu. Yurtdışında katıldıkları müzik festivalleri ile de Türkiye’nin adını dünyaya duyurdu.

istanbul-devlet-senfoni-orkestrasi-konser-aya-irini

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO), 7 Ekim 2016 tarihinde göz kamaştıran Aya İrini Müzesi‘nin muhteşem ambiansında “Açılış Konseri” ile kapılarını müzikseverlere açtı.

4. yy’da inşa edilen Aya İrini (Hagia İrene), 532 yılında geçirdiği yangın sonrasında Doğu Roma İmparatoru Justinianus tarafından 548 yılında onarılmış, İstanbul’un fethinden sonra camiye çevrilmediği için ana yapısı bozulmamış.. Osmanlı döneminde silah ve ganimetler depolandığı için “Cebehane” adını almış. Giriş revakında yer alan 1726 (III. Ahmet dönemi) ve 1744 (I. Mahmut dönemi) tarihli kitabelerde de yine silah deposu ve silahların sergilendiği bir müze olarak kullanıldığı görülüyor. 1973‘ten beri başta müzik olmak üzere sanatsal faaliyetlerde kullanılan Aya İrini müthiş ekosuyla senfoni orkestrası için biçilmiş kaftan..

istanbul-devlet-senfoni-orkestrasi-konser-aya-irini-klasik-muzik-yesempatik

Bazı tarihi mekanlar sizi alıp eski zamanlara götürür. Aya İrini de öyle.. Yüksek kubbesi, göz alıcı sütunları ve yapıya uygun ışıklandırmasıyla Aya İrini, konserin rüya gibi geçmesini sağladı. Arada bir uçan kuşlar kanat çırpışlarıyla ritim tuttu adeta. Evet, açılış konserindeki her faktör beni ayrı ayrı büyüledi.. Aya İrini Açılış Konseri için çok güzel bir seçim olmuş.

istanbul-devlet-senfoni-orkestrasi-konser-aya-irini-klasik-muzik-keman-yesempatik

İngiliz Şef Howards Griffits güleryüzü, sempatik tavırları ve derdini rahatlıkla anlatacak kadar sahip olduğu şirin aksanlı Türkçesiyle gönüllerimizi fethetti. İngilizler snob olur genellemesi yapanlar ise çıkışta önyagılarını çöp sepetine bırakıp gittiler. İşini böyle severek yapan ve insanlara da sevdiren Howards Griffits gibi şeflere ihtiyacımız var bence. Klasik müziğin ciddiyeti arasından sıyrılıp 80 yaşındaki dinleyicileri dahi yürekten güldürebilen şefin performansı da harikaydı. Pek çok ülkeye konuk şef olarak davet edilmesine şaşmamalı.

Konserin solisti, keman virtüözü Koreli Sarah Chang idi. Sarah Chang ilk konserini 4 yaşında vermiş üstün yetenekli bir çocuk olarak 8 yaşında New York Filarmoni ve Philedelphia Orkestrası‘na kabul edilmiş. 1992’de Avery Fisher Meslek Ödülü‘nü kazanan en genç sanatçı olarak olağanüstü yeteneğini dünya çapında duyuran Sarah Chang‘in 15 tane albümü var. İDSO‘nun davetiyle ülkemize gelip konser vermesi onur verici.

istanbul-devlet-senfoni-orkestrasi-konser-aya-irini-sarahchang-keman-yesempatik

Sarah Chang zarif ve özenli kıyafeti, o kıyafet içindeki duruşuyla öncelikle göz kamaştırdı. Solo yaptığı bir kısımda gözlerimin dolmasına engel olamadım, o kadar duygulu icra etti sanatını. Yer yer heyecan duyup, kimi zaman da ruhumun dinlendiğini hissettim onu dinlerken. Gözü tek tırmalayan, aralarda sert hareketlerle kol ve bilek egzersizi yapmasıydı. Belki uzun süre çaldığı için kolları kasılıyor olabilir. Keman çalanlar daha iyi empati kurabileceklerdir elbette, bu benim naçizane bir gözlemci ve dinleyici yorumum.

Gittiğim klasik müzik konserlerinde yaş ortalamasının 60 olduğunu görüyorum. Hatta 80-90 yaşlarında olup, yürümekte zorlanmasına rağmen bu güzel tınıları dinleyebilmek için kendini zorlayıp gelmiş o sanat düşkünü nadide insanlar..

Klasik müzik konserine gitmek demek eğlenmemek değildir!

Klasik müzik konserine gitmek demek eğlenmemek değildir!

Peki neden gençler gitmiyor klasik müzik konserine? Yine dinlesinler Rock, Pop, Hip Hop, R&B; bu klasik müzik dinlemeye engel midir? Evet zevk meselesi.. Bu 60’larda 70’lerde doğanlar için zevk de, diğerleri için neden değil? Acaba alınan eğitimle ilgili mi?

Acaba klasik müziği ne kadar tanıdık, tanıttık?

Dünya çapında nam salmış müzisyenleri ismen dahi bilmememiz normal mi? Bu ve bunun gibi kafamda deli sorular.. Bence sanatın her türlüsüne destek olmalıyız. Kendimiz sıkılsak bile çocuğumuza o sevgiyi aşılayabilmek için senede bir kere de olsa klasik müzik konserine gitmeliyiz. Sevdiğimiz sanat koluyla daha çok ilgilenebiliriz evet, ama mesela biletleri gayet uygun olan Şehir Tiyatroları’ndan bir bilet dahi alamayacak durumda mıyız? Çok zor değil, emin olun bunu yapabiliriz. Ve sanatla iç içe olunduğunda kötülükten, kavgadan, savaştan nasıl uzaklaşıldığını hayretle gözlemleyeceksiniz. Hele müzik.. Pek çok ilaçtan daha iyi tedavi eden notalar biliyorum..

Sanatı, sanatın en içimizdeki yanı müziği sevelim, sevdirelim..

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası‘nın bu sezon çok güzel konserleri var. Konserlerin bilgilerine buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca aynı link üzerinden bilet almanız da mümkün. Bence kaçırmayın derim.

Her türlü klasik müzik faaliyeti için biçilmiş kaftan, şirinlik ve iyilik abidesi arkadaşlarım Tuğba ve Nihat’a da beni yalnız bırakmadıkları için çok teşekkür ederim.

istanbul-devlet-senfoni-orkestrasi-konser-aya-irini-yesempatik-viyola

Kalın sağlıcakla, afiyetle, müzikle..

Eyvallah

Nilgün KARAKAŞ

http://www.idso.gov.tr/