Genel, Kahve Mekanları, Mekanlar

Kahvecilerin Sultanı: Brew Coffeeworks

Daha 3. Dalga Kahvecilik böylesine popüler değilken, insanların bir çoğu mekan işletmecilerine “Kahve çekirdeklerinizi kendiniz mi çekiyorsunuz?” diye sormuyorken, latteart sız latte getirdiklerinde burun kıvrılmıyorken, onlar Eminönü Bahçekapı’da açtılar dünyanın bir kaç ülkesinde daha şubesi olan mekanı. İşte karşımızda Guatemala ve Colombiya’dan özenle ve büyük bir emekle toplanan tazecik kahve çekirdekleriyle Brew Coffeeworks..

 

Tarihi Yarımada’da çalışmak paha biçilemez.. Öğle aralarında keşifler yapmak, yemeği yemekhanede yesem bile kahvemi içmek için mekanlardan mekan beğenmek pek sempatik 🙂 Hele bir de Mimar Kemaleddin’in harikulade eserlerinin yanından süzülüp geçmek.. İşte o caddenin adı dahi Mimar Kemaleddin Caddesi.. Kendisinin inşa ettiği Vakıf Hanlarıyla bezeli cadde.. O Vakıf Hanlarından Dördüncüsünde bulunan Legacy Ottoman Oteli’nin hemen altında konumlanıyor Brew Coffeeworks.. Otelin içinden mekana açılan bir kapı da mevcut.

 

Gerek otel müşterileri, gerek elinde haritasıyla gezinen turistler, gerek çevredeki bankacı ve memurlar, bazen de bölgedeki genç esnaflar tercih ediyor mekanı. Bir de kahveden anlayan ve kahve kokusunu takip eden o ritüel insanları 🙂

 

Öğlen güneşini üzerine çekince nasıl da parıl parıl parlıyor fuşya-mavi dekorasyon detayları..

 

Duvarda Mimar Kemaleddin, Osman Hamdi Bey.. Mekanı çok sevmemin önemli nedenlerinden birisi de geçmişe olan saygıları dolayısıyla duvarlarında kocaman resimlerine yer vermeleri bu iki üstadın..

 

Mimar Kemaleddin’e kaldırıyorum lattemi, Osman Hamdi Bey’e ithaf ediyorum muffinimi..

 

Eski ile yeniyi alaturka ile alafrangayı aynı potada büyük bir başarıyla eritiyor Brew Coffeeworks.

 

Türk Kahvesinin klasik lezzet ve sunumunu saygı ile bir kenara koyup, 3. dalga kahveciliğin gereklerini büyük bir disiplinle yerine getirerek çeşit çeşit kahveler sunuyor mekan bize.

 

Mekanın İspanyol asıllı baristası Yusuf Bey büyük bir disiplinle çalışıyor. Kendisiyle yaptığımız ayaküstü sohbet ile kahve çekirdeklerinin nasıl ve nerede yetiştirildiğini, hangi şartlarda toplanıp bizlere nasıl ulaştığını öğreniyoruz.

Tazecik çekilen kahvenin miktar ayarının çok hassas bir iş olduğundan bahsediyor. Formülasyon önemli. Single ı var double ı var.. Sütü krema haline getirdikten sonra çat çat vuruyor masaya kabı. Soruyorum neden böyle yapıyorsunuz diye, köpükler düşmanımız diyor..

Ben fotoğraf çekerken bir miktar sanatı bozulan bongonun yenisini yapıyor hemen, ikram edeceği oradaki arkadaşı da olsa disiplininden birşey yitirmiyor. Ve tabii bu hassasiyet peşinde başarıyı da getiriyor.

Latte, cappuchino, mocha..

 

Ben biraz light kahveseverim sanırım. Bol sütlü, az kahveli seviyorum.

 

İstanbul Kahve Festivali’nin (İstanbul Coffee Festival) hatrına denemediğim cins kahve kalmadı evet, ama normal yaşamımda elim espressoya, americanoya varmıyor üzgünüm 🙁

Mocha

 

Tazecik muffinleri, kahve yanı cheesecakeleri ve havuçlu tarçınlı kekleriyle de gönlümüzü alıyor.

 

Kahvenin yanında ille eşlikçi arayanlara duyurulur!

Bahar aylarında ve yazın mekanın dış kısmındaki sandalyelere oturup akıp giden insanları seyredebilirsiniz. Ya da sadece kahvenizi içip gidecekesiniz bu tatlı köşeyi tercih edebilirsiniz.

 

Herşey akıyor şairin de dediği gibi.. Zaman da dahil buna.. Akıp giderken zaman, geriye kahvemizi yudumlarken ettiğimiz tatlı sohbetler kalıyor. İşte ben kahvenin en çok bu ritüelini seviyorum.

 

Yahut tek başıma kahvem ve kitabımla geçirdiğim dakikalar zamanda sanki bir cep açıyor bana, içine girip saklandım mı zaman geçmiyor..

 

Hayatımızın içinde mekanlar..
Evimizin dışında olsa da hayatımızın içinde..

 

Tartışmalarımıza, dert dökmelerimize şahit mekanlar.

Sanat mekanların duvarlarındaki tablolarda, sanat dekorasyonda, sanat lattede..
Latteart, namı diğer latte sanatı nasıl da mutluluk veriyor insana.
Kalp var, kuş var, yaprak var..

 

 

Kalp sevmek için, kuş uçmak için, yaprak kendimizi hayatın akışına bırakmak için..

 

Brew Coffeeworks benim en çok keyif aldığım mekanlardan birisi. Eminönü gibi merkezi bir konumda, Mısır Çarşısı’nın hemen ilerisinde..

Kuşlara yem attıktan sonra oturup gazetenizi okuyun ve bi kahve söyleyin. Emin olun pişman olmayacaksınız..

Hobyar Eminönü Mah., Hamidiye Cad. No:64, Eminönü/cağaloğlu/İstanbul(0212) 512 1986