Genel, Gezsempatik, Yurtdışı Gezileri

Canım Lviv’den Yeni Geldim Hiç Öpmiyim: Lviv Hakkında Bilinesi Detaylar

Merhaba. Ben Yesempatik pengueni Ninü. Ben de Lviv gezisi sonrası Lviv övme hastalığına yakalandım. O kadar çok çünkü sıralayabilirim ki konuyla ilgili.. Bu ara çok bulaşıcı bu virüs. Muhtemelen size de bulaşacak, kayıtsız kalamayacaksınız. İşinize yarar belki diye Lviv hakkında bilinesi detayları bilgilerinize arz ederim!

Rynok Meydanı-Christmas Market

NE OLURSAN OL GEL! (VİZESİZ& PASAPORTSUZ)
Zati vizesiz olan Lviv‘e artıkın pasaportsuz, yeni çipli kimliklerle girilebiliyor. Ama kapıda sorguya takılıyorsunuz. Muhakkak uçak gidiş dönüş biletinizin ve otel rezervasyonunuzun çıktısını alın. Bir de cebinizdeki paraları göstermenizi istediklerinde garipsemeyin. Yani evet gerçekten çok garip, ama Lviv‘in güzelliğine gölge düşürecek bu hareketleri ben görmezden geliyorum.

Paraların fotoğrafını çekmeleri de cabası. Bence pasaportunuz varsa “kimlik kasmayın”. Haybeden kaybedilen 1-2 saate yüreğiniz cızz etmesin sonra. Ama pasaportunuz yok diye de gitmemezlik yapmayın 🙂 . Dizi dizi inciyim, tutarsızlıkta birinciyim 🙂 .
HAVAALANINDAN MERKEZE GİDEN YOLUN ÖYKÜSÜ..
Lviv nasılsa ucuz, taksiyle giderim bencilere selam olsun! Sizi gidi koca yürekliler! Canım, ressmen 3 grivna 9 numaralı troleybüs bileti.

Niçin yok yere 150-250 grivna veresiniz ki? Yo yo, savurganlığın böylesine saygı duyamıyorum azizim, üzerime gelmeyiniz.. Bileti şoförden alıp sonra yerine yerleştirip işaretliyorsunuz. Ben işin sırrını kaptım, herkesin biletini ben işaretledim. Muavincilik kafasını seviyorum 🙂 . 9 numaralı troleybüs sizi üniversitenin önündeki durakta bırakıyor. Yaklaşık 10 dk yürüdükten sonra old town a ulaşabiliyorsunuz.

Ben lazım olur belki diye gitmeden evvel Ukrayna taksi uygulaması UKLON’u indirmiştim ama gerek kalmadı. Yok ben ille de taksiye binicem diyorsanız bari bunu kullanın.. 
ELLERİ ÖPÜLESİ PARA BİRİMİ: GRİVNA=UAH
Bizim paramızdan daha değersiz -burası biraz ağır oldu sanırım- bir para bulmanın tatlı sarhoşluğu.. Danimarka kronu ile yurdumuza giriş yapan bir “nordik” coolluğunu Lviv‘de yaşayabilmenin dayanılmaz hafifliği.. An itibariyle 1 TL 7.64 grivna.

Ahhh grivna, sen ne güzelsin: Benimle evlenir misin? Dikkatimi çeken paranın böylesine değersiz olmasına rağmen 1 grivananın dahi kağıt olması..

Dim Legend-Baca Temizleyicisi

Yani Dim Legend‘de baca temizleyicisi heykelinin şapkasına bozuk para atmak zorunda kalmasak resmen coin (yazar burada bozuk para değil de coin diyerek Evropadan yeni geldiğini hissettirmek istiyordu adeta, tümüyle görgüsüzlük :/ ) görmeden Lviv‘i terkedecekmişim.. İlginçli..
LVİV’İN SALI PAZARINDAN UCUZ OLMASI..
Çok tercih edilmesinde kuşkusuz bunun payını yadsıyamayız. Daha evvelden giden arkadaşlar eskiye nazaran fiyatların %30-40 zamlandığını söyleseler de şu haliyle bile epey uygun. Tabi bunu dolar, euro, sterlin, kronla falan karşılaştırmaya kalktığınızda yaşadığınız dehşete güzel gerilim filmi çekilir diyorum. Bir kaç örnek verecek olursam:

  • Craft bira 38-45 grivna
  • 1 kadeh şampanya 48 grivna
  • Sıcak çikokata 42 grivna, üzerine fındık ekletirsen 52 grivna,
  • Büyük boy pizza 80 grivna, tövbe bismillah bunu nasıl bitiricez biz boyutu 150 grivna
  • Kremalı mantar çorbası 79 grivna gibi..

Daha evvelden, yani Lviv böylesine popüler olmazdan evvel fiyatların daha uygun olduğunu söylüyor arkadaşlar. Şu haliyle bile epey uygun olduğunu söylemeliyim. Tabi burada da şöyle oluyor; nasılsa ucuz diye 1 yiyecekseniz 2 yiyorsunuz, ustam donat masayı diyorsunuz, Arap Şeyhiymişcesine bahşiş bırakıyor, canınız ne isterse kısıtlamıyorsunuz. Böyle olunca da yine para harcanıyor tabi ama hem gözünüz hem gönlünüz doymuş oluyor. Artık paramızın pek çok para birimi karşısında değersizliğinin acısını ne derece çektiğimizi Lviv‘in ucuzluğunu görünce freni boşalmış kamyon tavrı sergilememizden anlamışsınızdır 🙂 . Ahh şu fakirlik.. Olsun, hiçbir şey gezmemize engel olamaz 🙂 .

Ermeni Mahallesi

UKRAYNA’NIN %85’İ KADINMIŞ DİYORLAR..

Öyle bile olsa bundan bize ne? Resmi kayıtlara göre kadın ve erkek nüfusu arasında büyük uçurumlar yok ama sahiden havaalanındaki görevlilerden tutun da mekanlardaki garsonlara kadar çoğunluk kadın.. Belki hizmet sektörünü kadınlar daha çok tercih ediyordur, bilemiyorum.

Rynok Meydanı

Ama kendini fasulye gibi nimetten sayan bir takım “Türk Erkeği”lerin “Aga, orda hiç erkek yokmuş, gidip de Türk’ün kudretini gösterelim, ni hah hah hayy” gibisine “minnoş” beyinlerini hurafelerle doldurdukları aşikar.   Duyduğum kadarıyla bu sığ (daha çirkin kelimelerim de var ama siz anladınız) yaklaşımları orada da irrite edici bulunuyormuş ama işte ne yaparsın, ekonomik kriz deyip sineye çekiyorlar. 

BİR UÇAK DOLUSU ABAZANNUSLA UÇMAYA HAZIR MISINIZ?

Harbi harbi uçağın %95‘i erkekti (Edebiyle giden beyler burayı üzerine alınmasın.) . Dönen muhabbetleri anlatıp hiç tadınızı kaçırmayayım. Ukrayna’nın zihinlerde yarattığı o garip algı işte bu abazannusların el emeği göz nuru. İnsanlara Ukrayna’ya gidicem deyince, eee senin ne işin var orda diye seviyesiz muhabbetlere girdiler. Bereket versin ki son dönemde gezginler ve seyahatseverler arasında popüler oldu da, “cici kızlar” ve “tatlış çiftler” tarafından daha sık tercih edilir oldu. Sahiden abartmak istemiyorum ama arkamda oturanların mide bulandırıcı muhabbetlerini yol boyunca dinlemek zorunda kaldığımdan sanırım bir nebze eleştirmeye hakkım vardır!

GÜZEL HABER! Bu abazannuslar zaten sizin gideceğiniz güzel mekanlara gitmediklerinden şehir içinde çok denk gelmiyorsunuz. Bi de bu sözde dindar arkadaşlar “zinalarını” yaptıktan sonra tümden “çarpılmayalım” diye kiliseye falan da girmiyorlar -hani o da semavi din hesabı- o yüzden uçak ve pasaport kontrol dışında onlarla çok karşılaşmıyorsunuz 🙂 .

PUTİN RESMİNİ TUVALET KAĞITLARINA BASMAK..

Evet.. Böyle bir olgu var.. Nasıl kinlendilerse artık, varın siz hesaplayın.. Kim haklı kim haksıza hiç girmeyeyim, zira o işlere girersek tüm dünyayı “düşmanımız” addedip yerimizden “kımramamamız” gerek. Siz sadece şunlara dikkat edin:

  • Starter evresindeki Rusçanızı Moskova’ya, St. Petersburg’a saklayın! Rusça bilseler dahi konuşmak istemiyorlar. Yaralarını deşmeyin!
  • Rus düşmanlığından beslenen konseptli mekanlara girdiğinizde Putin’li darta ok fırlatmaya hazır olun.
  • Patatesi, semaveri Ruslar’dan gördük, Cumhuriyet kurulurken bize destek oldular, oradan bi sempatim var diyerekten Ukraynalıların cinlerini tepelerine çıkarmayın 🙂 .

RUSÇA KONUŞMA DEDİN, UKRAYNACA DA BENDE YOK, PEKİ NASIL İLETİŞECEĞİZ İNGİLİZCE BİLMİYORLARSA..

Canım tek derdin bu olsun yaa, hallederiz.. İngilizce bilinmemesi şokunu ilk havaalanında geçirdim. İnsan ne kadar da olsa havaalanı çalışanları bir miktar İngilizce bilir diye düşünüyor. Yanıldığımı anlamam çok uzun sürmedi.. Evet bilmiyorlar ama bu çok da problem olmuyor. Restoranların çoğunda İngilizce menü var zaten, hiçbir şey yapamazsanız oradan gösterirsiniz. İngilizce menü yoksa da ıh ıh ıh deyip dolaptan tatlı, sandviç seçersiniz.

Arkadaşlar sene olmuş 2017 hala mı dil bilmem iz bilmem triplerindesiniz, aşın şunları artık. Bildiğin vücut dilini kullanarak dünyayı gezenler var. Kafaya takmayın bu meseleleri, akışına bırakın. Çok da sorun ediyorsanız çeviri uygulamaları falan indirin. Tatlı canınızı böyle şeylerle üzmeyin. Seyahatin önünde ne engel varsa kaldırın yahu!

Mesela para bozduracaksınız. Adam İngilizce bilmiyor. Ama size tutarı hesap makinasına yazıp gösteriyor. Mağazalarda da öyle. Bu sefer de “orta derece” İngilizcenizi kullanmayıverin canım 🙂

LVİV GÜVENLİ Mİ?

Güvenli. En azından old town öyle. Gece dahi sokaklar hareketli ve insanlar rahat rahat geziniyorlar. Otelinizi de merkezden ayarladıysanız tadından yenmez. Sırt çantası ile gezdim. Çantamı önüme takma ihtiyacı duymadım. Ama böyle dedik diye sallım süllüm gezip ganimetlerinizi çaldırırsanız da sorumluluk kabul etmem 🙂 .

Otel demişken..

LVİV’DE NEREDE KONAKLAYALIM?

Lviv ekonomik bir şehir, konaklama da öyle.. Biletinizi aylar evvel aldıysanız, konaklamanızı da erkenden ayarlarsanız emin olun çok uygun fiyatlara otel&daire bulabilirsiniz. Old towna yakın bir yer seçerseniz şehir yaşantısının kalbinde, rahat rahat gezer eğlenirsiniz. Biraz dışarıdan yer ayarlasanız dahi en kötü 15-20 dk yürüyerek merkeze ulaşabilirsiniz Biz nasılsa uygun diye tam şehrin göbeğinde bir daire ayarladık Booking.com üzerinden. Dreaming Apartment, Rynok Meydanı’nın yanı başında, Dominik Katedrali manzaralı nefis bir daireydi.

100-150 yıllık tarihi bir binada konumlanıyordu tam da hayallerimdeki gibi. Ben tümüyle büyülendim..O eski ahşap merdivenlerden yukarı çıkıp kapıyı açtığımda içerisini görünce bir şok daha yaşadım.

Dreaming Apartment

Evet rezervasyonu yaparken fotoğraflarını görmüştüm. Ama biliyorsunuz bazen fotoğraftaki olmıyor, hayal kırıklığı yaşanabiliyor.. Yüksek tavan, 2 camlı dev 2 pencere, nefis zevkli bir dekorasyon, mumlar, çiçekler, tablolar, gömme dolap ve İKEA  nın o fotojenik halısı..

Minik bir mutfak, çay, kahve, makarna, kap kacak ne ararsanız var. Tertemiz ve temizlik maddeleri ile full donanımlı.. Bir kere daha gidersem yine orada kalırım kuşkusuz. Yalnız 2 handikapı var:

  1. Girişte tabela yok: Bulmakta güçlük çekilebiliyor. Atlas restoranun önünden Dominik Katedrali’ne doğru yürürken yol tam sonlanacakken solda büyük eski bir kapı var. Açıksa dalin içeri, değlse şifresi 13, aynı anda dokununca o eski kilit açılıyor.
  2. Dairenin sahibi zerre İngilizce bilmiyor. Numarayı aramak yerine whatsapp tan İngilizce yazın. Translate kullanıp size cevap yazıyor. Anahtarı teslim ederken tüm parayı grivna olarak peşin alıyor, siz giderken de gelip anahtarı teslim alıyor.

Ev öyle güzeldi ki, soğuk bir mevsimde giderseniz kahvenizi hazırlayıp, mumlarınızı yakın ve yağan karı pencereden seyrederek anın tadını çıkarın! Benim gibi Lviv Handmade Chocolate‘den aldığınız çikolatalarınızı da yemeyi unutmayın 🙂 .

21-24 Aralık 2017 tarihlerinde 400 TL idi 3 geceliği. Kişi başı 200 TL gibi düşününce bence ekonomik. Tabi bu fiyatın yarısını verip bir tık daha salaş bir yerde de konaklayabilirsiniz. Bu tümüyle bütçeniz ve keyfinize kalmış..

LVİV MEKANLARI..

Biliyorsunuz ben seyahat olaylarına bu derece eğilmeden evvel varımı yoğumu yeme-içmeye, mekanlara harcıyordum. Benim için, restoran ve cafelerin yeri hep ayrıdır. Yeni yerler keşfetmek en büyük tutkum. Lviv bu manada o kadar kaliteli ve doyurucu ki.. Dışarıdan bakıyorsunuz, ay burası çok turistik, kötü hizmet, lezzetsiz yemek, çok para mantalitesi vardır kesin diyorsunuz, sizi fena utandırıyor doğrusu.

Atlas

Epey mekan gezdim, girip de beğenmediğim olmadı. Hepsinin ayrı bir dokusu, konsepti var. Çok büyük emekler harcanılmış dekore edilirken. Bir kaç yeni mekan dışında yine pek çoğu eski ve köklü mekanlar. Lviv’liler de çoluk çömbelek bu mekanlarda vakit geçirmeyi seviyorlar.

Şehri onlar da yaşıyorlar bizdekinin aksine.. Bizde orta halli vatandaşlar çoğunlukla maddi sebeplerden ötürü, biraz da öyle bir alışkanlık olmadığından yemeğini evde yiyor her daim. Anne gel sana köfte ısmarlayam desen, “yavrım çoğcuğum, o paraynan sen bana 1 kilo kıyma al, ben senin karnını bir hafta doyururum evladım” der. Hevesin kursağında kalır. Oysa o annecik de arada bi yemeğe çıkarılabilse, yorulmasa, bulaşık derdi olmasa, farklı lezzetler tatsa fena mı olur? Oyy yine başladım sosyal mesajlı atarlı giderlenmelere. Ama ne yapayım, üzülüyorum böyle de :/ .

Velhasılıkelam, Lviv sırf mekanları için dahi gidilebilecek gurme bir şehir. Zevkle dekore edilmiş, nefis lezzetler, kahveler sunan mekanlarını deneyimlemeden dönmek Lviv‘e haksızlık etmek demektir! Ayriyetten ete düşkünlüğünüz varsa Lviv‘de leziz etleri çok makul fiyatlara yiyebilirsiniz.. Mons Pius’ta yediğim etin tadı hala damağımda. Yine olsa da yine yesem  🙂 .

LVİV’DE CHRISTMAS MARKET RUHU..

Lviv aslında benim bir taşla 2 kuş vurma projem.. Nasıl oluyor derseniz; hem Lviv‘i merak ediyor hem de Avrupa’nın herhangi bir yerinde christmas market deneyimini yaşamak istiyordum. O yüzden aralık ayının sonuna bilet aldım.

Rynok Meydanı-Christmas Market

Evet, çok soğuktu, bile bile lades oldum. Ama krismıstır yeni yıldır, bunlar karla, soğukla güzel.. En önemli meydan Rynok Meydanı ya, orada görünce christmas matket ı “heh dedim, tam yerine gelmişiz” . Ama bir baktım ki epey zayıf.

Ortada buz pateni yapılan bir alan, etrafta bir kaç ışıklı stand falan.. Bir saniye, bu resmen Feshane’de yapılan “Sivas günleri” gibi bişi.. Orada da örgü yün çoraplar, burada da.. Orada da hediyelik eşyalar, burada da.. Yerel yemekler.. Evet tıpkısının aynısı bir format. “Hocam bu muydu olayınız, tü sizin markıtınıza, bi çam ağacınız bileme yok. Bizim evde bile var, sizde yok!” diye ileri geri densizce konuştum. Vay bana vaylar bana! Bir sene bunun hayalini mi kurmuştum..

Rynok Meydanı-Christmas Market

Neyse, bir kupa glühweinimi içip biraz sakinleştim ve Lviv mekanlarının tadını çıkarttım. Ta ki Opera Binası’na gidene kadar..

Opera Binası

Gelmeden evvel opera bileti almıştım üzerinize afiyet.. Efendi efendi operamı seyretmek üzere yola koyuldum. Tam vardım ki, bir de ne göreyim.

Christmas Market

Yarebbim bir coşku, bir hazırlık, bir heyecan, tazyikli bir sevindiriklik.. Ortada da dev bir çam ağacı..

Yahu, asıl christmas market ın burada olduğunu bana niçin söylemediniz bre gafiller! Bre zındıklar! Her yer şıkır şıkır..

Yalnız bir sorunumuz var: oyunumuzun başlamasına 5 dakika vardır! İşte bu fotoğrafları operaya koşarken alelacele çektim.. Bir sorunumuz daha var.. Opera 3 perde ve christmas market lar akşam 9da kapanıyor.. Gidip efendi gibi operamı seyrettim, 2. perdeden sonra çıktım. Bu sefer de bir yağmur, bir soğuk.. Tıpış tıpış Rynok Meydanı‘ma döndüm. Hay Rynoklarına oklar saplanasıca! Velhasılıkelam, olur da aralık ile ocak arasında bir tarihte Lviv‘e giderseniz asıl christmas market ın Opera Binası önünde kurulduğunu unutmayın. Bu da böyle hüzünlü bir hikayedir..

Pazarda hediyelik mum standı

LVİV’E NE ZAMAN GİDELİM?

Lviv‘e aklınıza estikçe çıkın çıkın gelin anacım.. Malum pasaport yok vize yok.. Her türlü, her haliyle güzel. Yalnız.. Ben aralık ayında çok üşüdüm.. Kat kat lahana gibi giyinmekten çok usandım. Daraldım.. Sokakta az biraz gezip kendimi cafelere attım.

Günün ortasında odama gelip bildiğin yorganın altında ısınıp tekrar dışarı çıktım. Ve iki lafımdan biri şu oldu. Ben buraya yazın tekrar gelmeliyim! Gelmeliyim ve sokaklarının tadını doyasıya çıkartmalıyım. Size önerim, mümkünse yaz aylarında gidin. Bakın bahar bile demiyorum.

Böyle kat kat giyinmesem iyi kızım aslında 🙂

Soğuk diyorum arkadaşlar so-ğuk ! Yazın bile 20 derece falan, oradan pay biçin.. Biz 3 gün donduk, tam gideceğimiz gün hava 7 derece birden yükseldi, gezilebilitesi artar hale geldi. Biraz da şans azizim.. Tabi eğer ki buz üstünde askılı elbiseyle foto çekinebilen blogger kocayürekliliğiniz varsa, biz sizi hiç tutmayalım, siz kışın da gidebilirsiniz 🙂 .

LVİV’DEN ELİ BOŞ DÖNENLER NE OLUR?

Taş olurlar taşş! Belçika’dakinden güzel çikolatalar, misler gibi kahveler, likörler, votkalar, atkılar, şapkalar..

Kalp şeklinde çikolatalar

İllaki ilginizi çekecek birşeyler bulursunuz. Magnet almadan duramayanlardansanız, müjdemi isterim, Paris’ten alacağınız magnet fiyatına 6-7 tane magnet alabilirsiniz. Ucuz demiştim arkadaşlar.. Ama artık seyahatlerinizde fazla kıvır zıvır almaktan kaçınıyorsanız da saygı duyarım..

Ukrayna geleneksel el işçiliği ile hazırlanmış hediyelik eşyalar

Ben Ukrayna gelenesel el işçiliği ile yapılmış hoş bir mumluk, 4-5 magnet, 1 shot bardağı, 1 craft bira ve onun orijinal bardağı ile Coffee Mining Manufecture‘de gördüğüm kahve çekirdekleri ile yapılmış sevimli bir kirpi aldım. Ayrıcı bir kutu marshmallow (muhteşemdi), bir kutu eğlenceli marzipan ile Lviv yazılı bi kurabiye aldım. Canım nasılsa ucuz, bir daha mı gelicez dünyaya 🙂 .

HANIMLAR BEYLER, BURAYA DİKKAT LÜTFEN!

Şimdi size altın değerinde bilgiler vereceğim canlar! Lviv‘de enteresan bir uygulama var. Menüde yazan fiyatlar belli gramaj ve mililitrelik fiyatlar oluyor, insan bi gafletle siparş veriyor, yiyor içiyor, sonra hesaba baktığında hayret ediyor. Hocam bu nedir? Olay şu şekilde, mesela 1 kadeh şarap istediniz, orada ml olarak bir fiyat yazmışlar, bu 1 kadehin fiyatıdır sanıyorsun, bir bakıyorsun o 100 ml fiyatı, 1 kadehte 300 ml var deyip sizden 3 katı fiyat alıyorlar. Yani herkes bir kadeh şarabın kaç mlye tekabül ettiğini bilemeyebilir. Bir de bu durum bardağına ve koyulan miktara göre değişir. Yahut cheesecake alacaksın, menüye bakıyorsun  100 gr fiyatı şu kadar. Hesap geliyor ×1,5 yazıyor. Bu ne diyorsun, yediğiniz cheesecake 150 gr diyor. Yahu adam gibi net fiyatını yazsanıza kardeşim, elimizde hassas terazi ile mi gezeceğiz! Et olaylarında da durum ha keza.. Aman diyim güzelce sorup öğrenmeden fonda mehter coşkusuyla sipariş vermeyin, sonra grivnalar hızla suyunu çeker, demedi demeyin 🙂 .

LVİV’DE TOPLU ULAŞIM

Havaalanı şehir merkezi ulaşımı dışında ihtiyaç duyacağınızı düşünmüyorum. Bu durum bazı diğer şehir merkezleri için de söylenmiştir eminim, ama bu sefer harbi harbi gereksiz toplu ulaşım. Tüm güzel yerler birbirine yakın. Yakın dediğim buradan çık, çaprazdaki mekana gir şeklinde. Haritaya yer adı yazıyorum, yürüyüşle 2 dk diyor, hocam bura çok uzakmış yaa başka yere gidelim diyorum o derece 🙂 . İnsanoğluna yaranılmıyor 🙂 .  Ama tabi ben ne Kayıp oyuncaklar Bahçesi’ne (Yards of Lost Toys) ne de o meşhur mezarlığa gidebildim. Sanırım bunlardan mezarlık biraz uzak, onda da uygulamadan taksi çağırır güvenli bir şekilde gidersiniz diye düşünüyorum.

LVİV’DE PİYONA ÇALARKEN SAKIZ ÇİĞNEYEREK KUCAĞINDA BEBEK SALLARKEN UKRAYNA’YA GİYDİREN SARI SAÇLI ÇEKİK GÖZLÜ MEKSİKALILARA NE CEZA VERİLİR?

Yuhunuz! Arkadaşlar böyle gereksiz detayları ne yapacaksınız yahu! yukarıda verdiğim bilgiler size yeter de artar bile:) . Gidiniz güzelce geziniz, bol bol yiyiniz içiniz.. İçiniz rahat olsun, sahiden beğeneceksiniz..

Yeme-içme önerileri yazım da pek yakında buraları şenlendirir.

Yeni yazıda görüşünceye kadar..

Kalın sağlıcakla, afiyetle..

Eyvallah..

Nilgün KARAKAŞ