Tag

yemek

Genel, Mekanlar, Restaurantlar

Nusret Burger Kanyon Açıldı!

Et tuzlama videosuyla dünyada bir anda popülaritesi artan, Etiler’deki Nusr-Et Steakhouseun ortağı ve şefi Nusret Gökçe, Ankara, Bodrum, Dubai’de açtığı Nusr-Et Steakhouse şubelerinin yanında Bebek ve Nişantaşı’ndaki Nusret Burger şubelerine Kanyon’da bir yenisini ekledi. 6 Haziran 2017 tarihinde kapılarını konuklarına açan mekanı açılışının ertesi günü ziyaret ettik.

yesempatik-nusret-burger-kanyon-saltbae-blogger

Tahmin ettiğimiz üzere bir süre sıra bekledik. Gittiğimiz saat itibariyle yine de avantajlıydık. Bizden sonra deyim yerindeyse izdiham yaşandı. Şaka şaka o kadar da değil 🙂 . Girişte nazik bir personel isminizi alıp oturma olayını organize ediyor. Boşalan masalar itinayla dolduruluyor 🙂 . Siparişini veren bi koşu gidip Nusret ile selfie çekiniyor. Zaten açılışa özel hazırlanan burger menüsüne selfie de dahil!

Nusret Burger Kanyon’da Fiyatlar Nasıl?

Peki bu burger menüsünde ne var derseniz fotoğrafını şuracığa bırakıyorum.

yesempatik-nusret-burger-kanyon-saltbae-menu

Nusret Burger, patates, içecek, havuç dilimi ve selfie 50 TL! Bence gayet uygun. Özellikle steakhouse a gidip 4 haneli hesaplar ödeyen arkadaşların çıkarttığı haklı yaygaraların da etkisiyle algıya yerleşen “Nusret çok pahalı!” travmasını unutturacak cinsten. Ve her kuruşunu sonuna kadar hak ediyor. Tonla para verip doymadan ve lezzet namına birşey bulamadan kalkılan mekanları düşününce bir de, daha da hoş geliyor kulağa Nusret Burger‘e gitme fikri.

Hizmet nasıl?

Çalışanların nezaketi ve güleryüzü takdire şayandı. Malum popüler mekanlarda çalışanlar kraldan çok kralcı olur “Ööoeef, nerden geldiniz yeaaa.” dercesine bir yüz ifadesiyle gezinirler ortalıkta artiz artiz. Bu arkadaşlar öyle değil. Kalabalığa rağmen herkesle tek tek ilgileniyorlar. Nusret‘in gözü çalışanların üzerinde. Hepsini kaşla gözle koordine ediyor. Yer yer müdahale ediyor. Herşey kontrol altında!

yesempatik-nusret-burger-kanyon-saltbae-mekan-istanbul

Nusret Burger

Gelelim burgere.. Servis tahtasına inci gibi dizilmiş Nusret burgerler masamıza gelince bizde ağızlar sulanmaya başlıyor. Görüntü gerçekten iştah kabartıyor.

yesempatik-nusret-burger-kanyon-saltbae-hamburger

Bir burger nasıl olmalı?” sorusunun cevabını vermiş, nokta koymuş gitmiş.. Özel yapım güzel bir burger ekmeği, karamelize soğan, dana bacon, cheddar peyniri ve…. Kalınlığıyla önce gözümüzü doyuran köftesi.. İçinde muhafaza ettiği suyuyla ve lezzetiyle bizi büyülüyor.

yesempatik-nusret-burger-kanyon-saltbae-yemek

Son bir hamleyle ikiye kesilip ızgarayla buluşturulmuş burger -ki steakhouse burgerlerinin en belirgin özelliğidir- telli duvaklı gelin olmuş, ata binmiş, gönlümüze doğru yol alıyor! Yanında ikram edilen patates ev yapımı olmadığı için beğenimi kazanamadı. 

yesempatik-nusret-burger-kanyon-saltbae-cheddar

Havuç Dilimi

Bir Nusret klasiği, yemek sonrası üşenmeyip Gaziantep İmam Çağdaş‘tan gelen havuç dilimi ile yemeği sonlandırıyoruz. Havuç dilimi hazırlamakla görevli bir arkadaş -adamın tek görevi bu :)- kimin yemeği bitti diye gözlemliyor, hoop diye masasına gidiyor gözüne kestirdiğinin. Şov başlıyor..

yesempatik-nusret-burger-kanyon-saltbae-imam-cagdas-havucdilimi

Havuç dilimi açılıyor, arasına dondurma konuluyor, içine yedirilip ters çevriliyor. Üzerine biraz bastırdıktan sonra havuç diliminiz hazır efendim! Gerçekten lezizdi. Ama son lokma altın vuruş gibiydi. O son lokmayı iyi ki yemişim 🙂 . 

yesempatik-nusret-burger-kanyon-saltbae-dondurma-havucdilimi

Selfie

“Bi fotoğraf çekinebilir miyiz?” Tabii ki canım, çekinebilirsiniz. Nusret bıkmadan usanmadan fotoğraf çekiniyor insanlarla. Kimseyi kırmıyor, kimseyi es geçmiyor. Mekanda yemek yemeyip dışarıdan gelenlere de “Hanım hanım önce burgerini ye, hesabını öde, sonra fotoğraf çekersin.” demiyor. Çocuklarla daha da özenli ilgileniyor. Namını duyup gelen turistlerle de sohbet ediyor. Masaları geziyor, geri dönüşler alıyor, yemek sırasında bekleyenlerin yanına gidip onlarla selfie çekiniyor..

yesempatik-nusret-burger-kanyon-saltbae-ünlü-kral

Diğer taraftan koşup mutfağa giriyor, şeflere birşeyler söylüyor, sonra tekrar et dolabının önüne geçiyor, kontrol ediyor herşeyi.. Tam manasıyla işinin başında.

yesempatik-nusret-burger-kanyon-saltbae-saltlife

Son aylarda Salt Bae unvanıyla dünyayı kasıp kavuran; ünlü oyuncular, futbolcular, sanatçılar ve siyasi liderlerle bir araya gelen Nusret‘in bunca şöhret sonra böylesine kolay ulaşılabilir olması belki insanlara samimi geliyor. 

yesempatik-nusret-burger-kanyon-saltbae-ünlüler

İlginç bir gözlem..

Nusret Burger’de otururken sağı solu da kestik haliyle. Bir de ne göreyim! Möhtemelen moda blogger ı olan, Uzakdoğulu (artık ben diyeyim Çin, sen de Güney Kore, kesin Korelidir o, Çinli olsa duramazdım:) ) bir abimiz (abi deme lazım olur) o ilginç kostümüyle tam 3 kez içeriden dışarıya havalı havalı çıktı. Sanki onun da görevi oydu 🙂 . Gözler üzerinde tabi, kafayı sağdan sola soldan sağa savura savura çıkıyor. Bir an acaba parayla mı tuttular diye düşünmedim değil 🙂 . Hani bi salın da alem blogger görsün gibisine 🙂 . Tarkan bizde, Kenan Doğulu bizde, Ajda Pekkan hepsi bizde abicim 🙂 . 

Özetle..

Kanyon‘daki Nusret Burger şubesi benden geçer not aldı. Lezzet, kalite, fiyat, hizmet performansları başarılı. Leziz bir burger ve peşine de kallavi bir havuç dilimi yemek için tercih edilesi.. Gidiniz, yiyiniz efenim..

yesempatik-nusret-burger-kanyon-saltbae

yesempatik-nusret-burger-kanyon-saltbae-tuz-salt

Nusret Burger Kanyon ile ilgili deneyimlerimi vlog olarak Youtube kanalımda paylaştım, şuradan tık tık efenim 🙂 . Aman efendim, canım efendim, ağzımızın tadı bozulmasın efendim 🙂 .

Yeni keşiflerde görüşmek üzere..

Kalın sağlıcakla, afiyetle..

Eyvallah..

Nilgün KARAKAŞ

Related posts
Tarihi Yarımada’da Bir Etçi: Baldır Sirkeci
6 Şubat 2016
Nişantaşı’nda Saklı Bir Bahçe: Tribeca
21 Haziran 2015
Festival&Workshop, Genel, Mekanlar

Bambi Cafe’de 23 Nisan Coşkusu

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı‘nda Bambi Cafe çok anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yaptı. 1974 yılından beri yerli fast-food alanında bir öncü olan Bambi Cafe‘de pek çok blogger ve müşteri çocuklarıyla birlikte eğlenceli t-shirt boyama workshopuyla güne merhaba dedi. Benim minik yeğenim biraz rahatsız olduğu için götüremedim ama madem çocuğum yok, ben de annemle giderim, böylelikle çocuk kontenjanından etkinliğe girerim dedim 🙂 . Her yer Türk Bayrakları, kırmızı-beyaz çiçek ve balonlarla süslenmişti. O ambiansı görür görmez içim kıpır kıpır oldu.

yesempatik-bambi-cafe-23nisan-kadikoy-cocuklar-eglence

Çocuklar bir yandan Bambi klasiği limonatalarını içip diğer yandan da palyaço eşliğinde Bambi sembollü t-shirt leri boyuyorlardı. Yüzlerindeki mutluluk görülmeye değerdi..

yesempatik-bambi-cafe-23nisan-kadikoy-cocuklar

Ben onların tatlı tatlı fotoğraflarını çekerken bir de baktım ki benim şirin annem de boyamaya başlamış minik yeğenim için. Büyük titizlikle, taşırmadan boyadı. İçimizdeki çocuk yaşadığı sürece birbirimizi anlamamız daha kolay değil mi? Çocuklar herşeyi kuşatır, herkesi sevgisiyle kucaklar..

yesempatik-bambi-cafe-23nisan-kadikoy-cocuklar-atamizindeyiz

Yavaştan karnımız da acıkmıştı doğrusu. Herkesin aklına kazınmış lezzet “Kaşarlı Et Dürüm” ilk tercih oldu tabii ki.. Ben ayrıca ıslak hamburgerlerini de çok seviyorum.

yesempatik-bambi-cafe-23nisan-kadikoy-cocuklar-kasarli-durum

Hatta bir ara arkadaşlarımla gezinirken muhakkak Taksim’deki Bambi‘de ıslak hamburger molası verirdik.. Senelerdir aynı çizgide bugünlere ulaşmış köklü bir aile işletmeler zinciri. Yerli markalarımızın yabancı sermayeler karşısındaki mücadelesine en iyi örneklerden birisi Bambi Cafe, o yüzden yeri ayrı..

Hızlı ve leziz atıştırmalık alternatifi olarak akla ilk gelen mekanlardan birisi. Köftesinde ne idüğü belirsiz etlerin bulunduğu zincir burger markalarındansa bizim yerel lezzetimiz et döner ile yapılan dürümleri tercih etmek daha mantıklı elbette..

T-shirtler boyandı da giyildi bile 🙂 . Artık bol bol hatıra fotoğrafı çekilmenin zamanı gelmişti..

yesempatik-bambi-cafe-23nisan-kadikoy-cocuklar-mutluluk

Bir yandan da göz ucuyla yan masada bekleyen hediyelere bakıyordum.. İçi çikolata şekerleme dolu sepetler ve kapalı hediye paketleri. Çocuklardan daha çocuktum.. Ben böylesine heyecanlıyken onların sevincini, heyecanını varın siz düşünün.. 

yesempatik-bambi-cafe-23nisan-kadikoy-cocuklar-etkinlik-blogger

Ben bir ara kendimi kaptırıp Barış Manço’dan “Bugün Bayram” şarkısını bile söyledim. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere armağan ettiği bugünü sanırım olur da yaşar ve 90 yaşıma gelirsem bile aynı coşkuyla kutlayacağım.. 

yesempatik-bambi-cafe-23nisan-kadikoy-cocuklar-bayrak

Şirinlik abidesi çocuklara meyve ve waffle ikramının ardından hediyeleri takdim edildi ve son fotoğraflarımızı çekindik. Mutlu mesut ayrıldık Kadıköy Bambi Cafe’den..

yesempatik-bambi-cafe-23nisan-kadikoy-cocuklar-blogger

Pürüzsüz ve incelikli organizasyonuyla bize harika bir gün yaşatan, Ayşe Ece’nin güleryüzlü annesi Betül Altınbaşak’a ve bu manalı etkinliğe ev sahipliği yapan Bambi Cafe ailesine çok teşekkür ederim. Diğer mekanların da sosyal sorumluluk projelerine ağırlık vermeleri, en azından özel gün ve haftalarda çeşitli konseptlerle çocukları, engellileri mutlu edecek organizasyonlara ev sahipliği yapmaları dileklerimle..

Kalın sağlıcakla, afiyetle..

Eyvallah..

Nilgün KARAKAŞ

http://www.bambicafe.com.tr/

Related posts
Genel, Mekanlar, Restaurantlar

2017 Bahar Menüsüyle Borgo Kitchen Bar

Ortaköy ile Ulus arasında yemyeşil bir bölgede konumlana Borgo Kitchen Bar‘ı geçenlerde Adanalı Gurme, Benim Diyet Yemeklerim ve Culinistanbul ile ziyaret ettik. Girişte bizi nefis duvar resimleri karşıladı.. Bol bol fotoğrafını çekmeyi ihmal etmedik. Bana göre İstanbul’un en başarılı graffiti sanatçısı Leolunatic‘e ait çalışmalar. Özellikle agresif pandalarıyla nam salan sanatçı, mekanda Latin esintili resimlerle göstermiş kendini. Geniş iç alanda güzel ışık alan bir masa seçip bahar çiçekleri ile renklendirilmiş 2017 Bahar Menüsü’nü incelemeye başladık.. Menüyü incelerken, eşi ve babası ile birlikte mekan işletmeciliğini üstlenen Dilara Hanım’dan Borgo’nun hikayesini dinledik.

“Borgo” köy, mahalle anlamına geliyormuş. Daha ziyade bölgenin sakinlerine hitap etmek üzere açılan mekanın namını duyanlar İstanbul’un dört bir yanından gelmeye başlamış. Mekan dizaynında köklü değişiklikler ve önemli tadilatlar yapılmış. Hoş dekorasyon dokunuşlarıyla da son şeklini almış. Son zamanlarda gördüğüm en geniş iç alana sahip mekan oldu Borgo Kitchen Bar. Geniş alanına rağmen tepede uğultunun biriktiği, insanda açık ofis intibası bırakan keyifsiz mekanların aksine, gürültü değil de hoş müzikler yayılıyor Borgo‘nun atmosferinde.

yesempatik-borgo-kitchen-bar-ortakoy-ulus-yemek-saglikli

Mutfakta Kadir Has Üniversitesi Gastronomi Bölümün’den deneyimli bir şef, onun yanında yeniliğe açık dinamik öğrencileri olunca ortaya akademik ve inovatif bir mutfak çıkmış. Diyarbakırlı Şef yemeklere ille Anadolu’dan bir dokunuş eklemiş. Fine dining sunumlara yerel lezzet detaylarımızı ustalıkla yedirmiş.. Kokoreçi ördekten yapmış mesela, yahut bir ana yemeğin yanına firik pilavı eklemiş.. Menü hazırlanırken mevsim meyve ve sebzelerini kullanma konusunda ekstra hassasiyet göstermişler. Ayrıca değişen sektörel zamları müşterilere yansıtmamak adına zaman zaman menü içeriğindeki yemeklerde çeşitli güncellemeler yapmışlar.

Başlangıçlardan ilk olarak “Portakallı Zeytinyağlı Enginar”a göz dikiyoruz. Tam da zamanı enginarın, hem karaciğer için de faydalı.. Patates ve havuçta küp küp doğrama klişesinden uzaklaşıp küresel form verilmesi pek keyifli olmuş. Kerevizde iyiden iyiye alıştığımız portakal, enginara da yakışmış. Nefis bir sosu vardı, “ekmek bandım” bu elitlerin eliti lezzete, dayanamam..

yesempatik-borgo-kitchen-bar-ortakoy-ulus-yemek-enginar

“Poşe Armut” adında bir zarafet timsali geldi peşinden masamıza.. Keçi peyniri, semizotu, su teresi ve kavrulmuş file badem içeriyor. Hem şık sunumu, hem de armutun lezzeti bizi etkiledi gerçekten. Salata malzemelerinin tazeliğinden hiç bahsetmiyorum.

Dilara Hanım’ın önerisiyle “Patates Kadayıf” sipariş ediyoruz. Fonda kadayıf telini aratmayacak incelikte hazırlanmış patates, üzerinde füme somon, ekşi krema ve balık yumurtası.. Biz fotoğraf çekme telaşesindeyken bir miktar soğumasına rağmen lezzetinden birşey kaybetmemesi ilk artı puanı kazandırıyor. Zarif sunumu ile de gözümüze hitap ediyor.. Daha ne istenir bilemedim..

yesempatik-borgo-kitchen-bar-ortakoy-ulus-yemek-patates-kadayif-somon

“Ördek Kokoreç” menüde görüp “Acaba bu ne ola ki?” dediğimiz enteresan bir lezzet oldu. Ev yapımı focaccia üzerinde ördek kokoreçi İspanya’ya götürsen, tapas der “çatır-çutur” yerler, ama çok da üzerine “ev araba yapılacak cinsten” bir lezzet değil 🙂 .

yesempatik-borgo-kitchen-bar-ortakoy-ulus-yemek-ordek

Başlangıçla doymak üzereyken sahneye sağlıklı beslenmeye gönül verenleri mutlu edecek bir salata geliyor.. Yabani mevsim yeşillikleri, ızgara somon ve üzerinde poşe yumurta. Efendim bu kadar organiklik, yumurta tok tutarcılık, ay ben tokum sadece salata yiyicemcilik bana çok geliyor :). Şaka bir yana salatanın sosu da lezizdi. Sadece salatada yumurta fikrine şu anda hazır değilim. Ama bu yönde büyük talep olduğunun da farkındayım. O yüzden siz kıymetli takipçilerim fikir sahibi olsun diye salatanın cici bir fotosunu aşağıya bırakıyorum 🙂 .

yesempatik-borgo-kitchen-bar-ortakoy-ulus-yemek-pose-yumurta-somon

Ana yemek olarak bir kaç farklı alternetif seçip hepsinden tadıyoruz. Önce gönüllere taht kuran firik pilavı eşliğinde sunulan kuzu pirzolayı deniyoruz. Pişim oranı suyu içinde muhafaza etmeye müsait bir seviyede, yumuşacık ve leziz. Eşlikçiler ızgara kabak ve patlıcan, tümüyle yağsız, sağlıklı destekleyiciler olmuş.

Bir mantar düşkünü olarak “3 Mantarlı Makarna”yı masada görmek mutluluk veriyor. Mantarların lezzeti sosa geçmiş, yine tabak sıyırırken porselenin üzerindeki çiçekleri söktürecek bir lezzetle karşı karşıyayız. Gelgelelim seçilen makarna cinsi bana göre biraz hantal kalmıştı. Penne ile daha iyi sonuç elde edileceğini düşünüyorum.

yesempatik-borgo-kitchen-bar-ortakoy-ulus-yemek-mantarli-makarna

Assolistler en son çıkar! İşte karşınızda fırınlanmış siyah havuç üzerine yatırılmış ızgara levrek! O levrek ille bir yere yatacaktı, ille bir lezzet ona fon olacaktı, ama siyah havuç kimin aklına gelirdi ki? İşte bir Anadolu lezzeti yine modern dokunuşlarla şık bir sunuma alt yapı hazırlamış. Yanında siyah pirinçli rezene salatası.. Tam bir siyah beyaz kontrastı.. Siyah pirinçler bir miktar diriydi, ama kendilerinin ne zor piştiğini sizler daha iyi biliyorsunuz.

yesempatik-borgo-kitchen-bar-ortakoy-ulus-yemek-levrek

Hepsi birbirinden leziz yemeklerin deililer gibi fotoğrafını çektik, hatta bir ara ben elimde tabak oradan oraya gezindim. Dışarıdan bakanlar için eminim epey komik görünülerdir bunlar (Buraya utangaç maymun emojisi varmış muamelesi yapınız lütfen). Her an birimizin annesi çıkıp “Yavrım, otur da yi yimaaanı, soğuttun mundar ettin.” diyebilirdi adeta (Annem neden şiveli konuşmuyor ki benim, konuşsa oysa ne komiklikler ne şakalar!). Hem nefis görseller verdi bize yemekler hem de son derece lezzetlilerdi. Ama bitti mi, bitmedi.. Tatlı oturumunu müsaadenizle açıyorum..

yesempatik-borgo-kitchen-bar-ortakoy-ulus-tatli

“Berry Profiterol”, “Çıtır Tiramisu”, “Chia Puding”, “Üzgünüm Leyla” seçenekleri arasından herkes kendi damak zevkine uygun olanını tercih etti.

Benim Diyet Yemeklerim chia pudingi seçti dememe gerek yok sanırım 🙂 . Üzgünüm Leyla değişik sunumuna rağmen bende beklediğim etkiyi yaratmadı (Ne mi bekliyorum? Sonuçta içindn gerçektn üzgün bi Leyla fln çıkabilirdi yaaannii 🙁 Sen hayırdır? Ben mi? Yok ben! Evet ben :)))) ) .

yesempatik-borgo-kitchen-bar-ortakoy-ulus-yemek-uzgunum-leyla

Ama diğer tatlılar gerçekten başarılıydı.

yesempatik-borgo-kitchen-bar-ortakoy-ulus-tatli-profiterol

Borgo Kitchen Bar, kaliteli müzikleri, özenle, güzel malzemelerle hazırlanmış yemekleri, güleryüzlü çalışanları ve işini sevdiği her halinden belli olan misafirperver sahibesiyle bir mekandan beklediğim tüm özellikleri karşıladı. Beni en çok şaşırtan da böyle “kocaman” bir mekanda o samimiyeti hissedebilmek oldu. Malum samimiyet minik mekanlarda daha sık karşılaştığımız bir kavram. Borgo Kitchen Bar‘da iyi iş çıkartmışlar! Bunu yaparken de mekanikleşmemişler..

yesempatik-borgo-kitchen-bar-ortakoy-ulus-yemek-salata

Bu arada akşam vakti loş ışık altında oldukça romantik bir ambians olduğunu da söylemeliyim. Beyler, sevgililerinizi, eşlerinizi gönül rahatlığıyla götürebilirsiniz!

Ortaköy merkezin gürültüsünden kaçıp Borgo Kitchen Bara sığının ve huzur içinde hoş bir akşam yemeği yiyin bence.. Hafta sonları müzik eşliğinde brunch da oluyormuş. Onu da değerlendirebilirsiniz..

Son olarak bize gece boyunca eşlik eden Brand Agents‘ın sahibi Gökhan Balyemez‘e hem nazik daveti için hem de güzel kadrajıyla bana nefis fotolar çektiği için çok teşekkür ederim. Kendisinin @balyemezz hesabında paylaştığı minimalist çizgideki instagram paylaşımlarının hayranıyım doğrusu..

Yine, yeni bir lezzet durağında görüşmek üzere..

Kalın sağlıcakla, afiyetle..

Eyvallah..

Nilgün KARAKAŞ

Borgo Kitchen+Bar

ADRES: Ambarlıdere Cad. Lotus World No: 6/7 Ulus 34347 Beşiktaş – İstanbul

TEL: 0553 960 0458  0 212 216 16 88

e-MAIL: info@borgo.com.tr

 

Related posts
Kikas’ta Fasıl Dolu Bir Akşam Yemeği
3 Kasım 2015
Genel, Mekanlar, Restaurantlar

Beyoğlu’nda Nöbetçi Bir Ocakbaşı: 4ten 4e Ocakbaşı

İşten tam çıkacaksınız, patronunuz ek iş kitledi, onu yapıp çıkayım derken saat 20.00 oldu. Kendini dışarı atmakla bitmiyor, trafik denilen bir “gulyabani”miz var! O da 1 buçuk saatinizi haraç olarak kesti, etti mi saat 21.30. Google haritalardan buluşulacak mekanı arattınız, yol çalışması var, sizi arka sokaklardan gitmek zorunda bırakıyor, yarım saat de oradan, etti mi 22.00 . Mekana vardınız, kurtlar gibi açsınız. “Hocam hepsinden yap, ortaya yap!” diyorsunuz ama garson yorgunluktan eprimiş suratıyla “Yemek servisimiz kapanmıştır.” diyor.. Te Allaam! Doyasıya Adana yiyemeyecek mi benim “beyazyakalım”? Çöpşişlere fısıldayamayacak mı İK’dan Merve Hanım? Ciğer yemesin mi satın alma sorumlusu Timuçin Bey? Flaş flaş flaş! Müjdemi isterim, artık “Nöbetçi Ocakbaşı”mız var 🙂 . Beyoğlu’nda, tarihi bir yapının içinde 4ten 4e Ocakbaşı sizi bekliyor..

FARKI..

Çarşamba, Cuma ve Cumartesi günleri gündüz 4ten gece 4e kadar o ocağın başında usta. Günü erken değerlendirip evine vakitlice dönmek isteyenler için de çok güzel bir alternatif. Çünkü aracınız yoksa belli bir vakitten sonra eve dönmek de problem oluyor. Hani bir mekana erkenden gidersiniz de kimse henüz havaya girememiştir ya, ocak yanmamıştır, masa örtüleri serilmemiştir, yanınızda dizerler çatal bıçağı; sizin de tadınız kaçar, birşey yiyesiniz gelmez tek başınıza.. Burası öyle değil! Saat altıda içeri biraz çekinerek girdim ama neredeyse tüm masalar doluydu ve gece adeta erken  başlamıştı. Müzikler havaya sokmaya yetiyor zaten.

KONUM

Galatasaray Lisesi’nin yanından yokuş aşağı kaptırdığınızda kendinizi 45’liğin hemen üst kısmında görebilirsiniz 4ten 4e Ocakbaşı‘nı. Görebilirsiniz dediysem öyle o kadar da bariz bir tabelası yok. Özellikle “bilenin gittiği” bir mekan olmasını arzu ettikleri belli oluyor. Tarihi bir apartmanın içinde, hemen giriş katında, o gizemli kapıdan içeri giriveriyorsunuz ve ta taaaam, işte karşınızda 4ten 4e Ocakbaşı!

4ten 4e Ocakbaşı

Girer girmez sizi enterasan bir camlı dolap karşılıyor. İçerisinde şişelerce rakı. Ama hepsi yarım! Üzerlerinde isimler yazan yarım yarım şişeler.. Çok ilginç.. Bu nedir diye soruyoruz; mekanın sahibi gülerek anlatıyor..

Askılık

Meğersem bu “Askılık” sistemi şöyle işliyormuş: geldiniz, rakınızı içtiniz ama şişeyi bitiremediniz, şişenin üzerine adınızı yazıp bu dolapta saklıyorlar, bir sonraki gelişinizde herhangi bir ücret ödemeden rakınızı içebiliyorsunuz 🙂 . Ne diyelim, güzel bir uygulama olmuş, kimin aklına gelmişse iyi fikir doğrusu..

Biraz yürüyünce köşede bu dolap ilgimi çekti. Taş duvarlar, eski, yüksek tavanlar, yüksek pencereler.. Harika bir ambians..

4ten 4e Ocakbaşı

Tam arkamı dönüyorum bir de ne göreyim? Ocakbaşı.. Senin için geldik be Ocakbaşı! Ama bugünlük bizi affet, senin yanında değil de pencerenin kenarında takılacağız, akıp giden hayatımız gibi, yoldan geçenleri seyredeceğiz.. Ama sana söz bir sonrakinde yanıbaşına oturacağım ve direkt ateşten kapıp yiyeceğim etleri.. Ustamız “etler Balıkesir’den” deyince “tamam” diyorum, bu gece gerçekten çok leziz olacak..

4ten 4e Ocakbaşı

Mezelerimiz resmi geçidine başlıyor.. Genelde klasik mezeler; acılı ezme, Van cacığı, şakşuka, köz patlıcan salatası, yoğurtlu patlıcan, atom.. Ancak Kaş’tan gelen “kaya koruğu”, Konya’dan gelen “çubuk turşusu” ve Manisa Saruhanlı’nın “çizik zeytin”i fark yaratıyor.

Mezeler

Közde patlıcan masaya teşrif edince gözlerimden kalpler çıkıyor.. Yine közde arpacık soğan ve sarımsak da iyi bir eşlikçi olacağa benziyor. Ayrıca Tarsus’tan gelen şalgam da baya başarılı. Açıkçası Adana dışında bir yerde şalgam içemeyen ben keyifle içtiğimi söylemeliyim..

4ten 4e Ocakbaşı

Mezelerle altlığı yapıyor, heyecanla etleri bekliyoruz. Şef garsonumuz önce kuzu şişi, sonra ciğer şişi getiriyor. İkisi de birbirinden güzel. Çöpşiş lokum gibi, ciğeri ise Adana gezisi sonrası ne kadar özlediğimi fark ediyorum, ilaç gibi geliyor..

Derken pirzola çıkıyor sahneye, açılın ben geldim diyor.

Ama peki ya o lokum? O lokumun muhteşemliğinin harikalığının mükemmelliğini napıcaz? Tüm övgüleri sonuna kadar hak eden muhteşem ötesi bir lezzet. 4ten 4e Ocakbaşı‘nı bir kelimeyle anlat deseler hiç düşünmeden “lokum” derim.

Lokum

Adı gibi lokum oluşunu mu anlatayım, yumuşaklığını mı, içinde muhafaza ettiği suyunu mu, dengeli yağ oranını mı.. Ben sustum fotoğraf konuşsun!

Bir ara kalkıp mekanı geziyorum, harika kareler takılıyor kadrajıma.. Mesela buna bayıldım.. “Ne demek ben rakı içmem?” Beni bi gülme alıyor 🙂 .

4ten 4e Ocakbaşı

Biraz gidiyorum, arka tarafta “private room” var bir tane, özel gruplar için kapatılabilir, rahat rahat sohbet muhabbet şamata yapılabilir :).

En son Antep’ten gelen “hasır kadayıf” teşrif ediyor masamıza. Ay çok doyduk nasıl yiyeceğiz derken bir çatal almamla fikrim değişiyor. Daha yemeden burnuma tüten fıstık kokusu birazdan tadacağım tatlının güzelliğini anlatan bir fragman gibi. Filmi izliyoruz (yiyoruz efenim), çok tutuyor, devamını çekin diyoruz (ikinci tabağı istiyoruz:) ), abartmayalım deyip vazgeçiyoruz. Ama eve dönerken yol boyunca aklımızdan çıkmıyor..

Belki mekanı böyle sevmemizde güleryüzlü çalışanlarının ve hatırşinas sahibinin de katkısı büyüktür.. 4ten 4e Ocakbaşı tam bir müdavim mekanı.. Ondan belki de daha ilk gidişimde yıllardır gidiyormuşum hissine kapıldım..

4ten 4e Ocakbaşı arkadaş toplantıları, iş yeri yemekleri, doğum günü kutlamaları gibi özel günlerinizde gönül rahatlığı ile tercih edebileceğiniz nezih bir mekan. Ocakbaşının lezzeti ile şık bir restoranın zarafetini bir araya getirip iyi iş çıkartmışlar açıkçası. Hem tazecik mezeleri, hem közde sebzeleri, hem de bilimum kebapları, etleri ama özellikle lokumu başarılı olan bu mekanı muhakkak gidilesi yerler listenize alın. Ocakbaşında edilen sohbetin de tadına doyum olmuyor.. Bana bu keşfimde eşlik eden canım arkadaşım Bulut Misali ile kahkaha dolu anlarımız oldu.

Anılarımız arasına içten karelerle kazındı 4ten 4e Ocakbaşı. Mottoları “demleniyoruz..” , eee, ha deyince pişilmiyor, çiğiz, az biraz bekleyince, yaşayınca, çileleri çektikçe olgunlaşıyor, demleniyoruz.. Tabii kastedilen tam olarak bu değil ama demlenirken de yaptığımız şey aslında yine demlenmek değil mi.. Anladınız siz onu 🙂 (Burada bir takım gülüşmeler, twitter ergeni özlü sözü söylemenin ağır yükü falan 🙂 .

Bizde bu keşif arzusu ve iştah olduğu sürece daha ne mekanlar göreceğiz kimbilir..

Yine yeni yerlerde görüşmek üzere..

Kalın sağlıcakla, afiyetle..

Eyvallah..

Nilgün KARAKAŞ

http://www.4ten4e.com

ADRES: Tomtom Mahallesi, Yeni Çarşı Caddesi, No 38, Beyoğlu, İstanbul

TEL:0212 9002633

Related posts
Genel, Mekanlar, Restaurantlar

Arada Cafe: Lübnan Mutfağı

Tophane ile Karaköy arasında, Karaköy ile Galata arasında adının hakkını verircesine arada kalmış Arada Cafe. Ara ara geçiyordum o aradan, gözüme ilişen bu sevimli mekanı geçen gün deneyimleme imkanı buldum. Vintage eşyalarla bezeli.. Her yerde kadife berjerler..

yesempatik-arada-cafe-mekan-tophane-lubnan-yemek-berjer

Gramofonlar, daktilolar, minik bir kitaplık.. Bahçe kısmında renkli sandalyeler.. Hepsi birbirinden farklı masalar.. Hatta katlamalı masalar.. Çocukluğumuzdan yadigar.. Masalarda otantik materyaller..

yesempatik-arada-cafe-mekan-tophane-lubnan-daktilo

İlk izlenim şu: Bu mekan tam benlik! Üst kata geçip mavi karolarla bezeli masayı gözüme kestiriyorum. Mekan sahibi Lübnanlı Enes Bey ile sohbete başlıyoruz. Eylül 2014’te Didem Hanım ve Enes Bey tarafından açılmış mekan.. Lübnan Mutfağı iyice yerleştikten sonra müdavimi olmuş insanlar.. Ara ara şef değişmiş ama meze ve yemeklerin formülü standart olduğu için lezzette pek oynama olmamış bereket versin. Karnımız acıkıyor, mezeleri sabırsızlıkla beklemeye başlıyoruz. Bir anda mavili masamız çeşit çeşit mezelerle donatılıyor.

yesempatik-arada-cafe-mekan-tophane-lubnan-meze

İlgimizi ilk çeken humus. Humus; çok sevdiğim mezelerden birisi, evde de keyifle yaparım. Arada Cafe‘nin humusu kıvam olarak biraz farklı. Lübnan’dan gelen tahin daha sulu olduğu için humus da daha akışkan haliyle. Süslemesinde haşlanmış nohut kullanmaları hoş olmuş. Tahin/kimyon oranı damak zevkime uygundu.

yesempatik-arada-cafe-mekan-tophane-lubnan-meze-humus

HUMUS

Mütebbel; yine Hatay Mutfağında karşımıza çıkan bir çeşit Ortadoğu mezesi. Közlenmiş patlıcan, yoğurt, tahin, sarımsak, limon ve maydanoz var içerisinde. Tüm sevdiğim lezzetler bir arada olduğu için mütebbel çok hoşuma gitti.

MÜTEBBEL

MÜTEBBEL

Abagannuş; közlenmiş patlıcan, domates, biber, sarımsak ve nar ekşisinden yapılıyor. Normalde sevdiğim bir mezedir ama burada lezzeti biraz zayıf geldi.

ABAGANNUŞ

ABAGANNUŞ

Gelgelelim muhammara, hem sunumuyla hem de lezzeti ile masanın yıldızı oldu. En son Harbi Adana Ocakbaşı‘nda bir muhammara beni bu kadar duygulandırmıştı. 🙂 Muhammaranın içinde domates salçası, biber salçası, ekmek içi, ezilmiş ceviz içi, nar ekşisi, limon ve zeytinyağı var. Üzerine serpilen çörek otu çok estetik durmuş.

MUHAMMARA

MUHAMMARA

Lübnan Mutfağı denince akla gelen ilk lezzetlerden birisi de falafel! Haşlanmış nohut, soğan, sarımsak, maydanoz, kişniş içeren falafel en sevdiğim lezzetlerden biri. Sunum konusu epey değişkenlik gösteriyor. Gittiğim her mekanda bambaşka sunumlarla karşılaştım. Değişmeyen tek şey yanında muhakkak tahinli bir sos vermeleri.. Sanırım tahin ve nohut Ortadoğu mutfağını ele geçirmiş durumda. Arada Cafe‘nin falafeli hem sunumu hem de lezzeti ile geçer not aldı benden. Üzerine serpiştirilen susamlar çok yakışmış. Muhakkak deneyin derim.

FALAFEL

FALAFEL

Kebaba gelecek olursak.. Pek çok kebap çeşidi denedim ama içerisine ve üzerine nar ekşisi konulanı ile ilk kez Arada Cafe‘de karşılaştım. Kebap şişte geliyor, şişler de otantik. Lezzetini beğendim. Nar ekşisinin kebaba bu kadar yakışacağını düşünmezdim. Belki bir miktar yağ oranı arttırılırsa daha da lezzetli olur diye düşünüyorum.

yesempatik-arada-cafe-mekan-tophane-lubnan-meze-kebap-nareksisi

Meze ağırlıklı yemeğimizin yanında incecik lavaş iyi gitti doğrusu. Ferahlamak için limonata söyledik, limonata sunumu çok hoşumuza gitti. Hatta ben elimde limonata bardağı mekanın her yerini gezip ayrı ayrı fotoğraflar çektim.

yesempatik-arada-cafe-mekan-tophane-lubnan-karakoy-kafe

Ev yapımı limonatanın şeker oranı az, hafif ekşi, ne ağzınızı buruyor ne de içinizi bayıyor. Keyifle yudumladım..

yesempatik-arada-cafe-mekan-tophane-lubnan-limonata

Şimdi Arada Cafe’ye kahvaltıya gelmek var aklımda. 2 kişilik serpme kahvaltı 52 TL imiş, bence gayet uygun. Bizim Hatay Kahvaltısını andıran bir kahvaltı; zaten Suriye, Lübnan, Hatay, Antep mutfak konusunda iyi bir harman sunuyor karşımıza, sonuçta aynı coğrafyanın lezzetleri..

yesempatik-arada-cafe-mekan-tophane-lubnan-meze-vintage

Arada Cafe‘ye ulaşım çok rahat aslında, Tophane tramvay durağında inip bohemcanların cirit attığı Karaköy tarafına değil de yolun karşı tarafına geçiyorsunuz. Sokaktan girince mecburi sola dönüyor yol, biraz ilerleyince hemen solda.. Artık siz de piyasa mekanlarından sıkılmadınız mı? Değişiklik, dinginlik, huzur aramıyor musunuz? O zaman Arada Cafe tam size göre!

yesempatik-arada-cafe-mekan-tophane-lubnan-meze-galata

Duvarlardaki mistik resimler sizi alıp uzaklara, vintage eşyalar ise geçmişe götürecek.. Benim gibi zamanda yolculuğa heves edenlerin uğrak noktası olacak bir mekan.. Çalışanlar da güleryüzlü, daha ne olsun! Bundan iyisi Şam’da kayısı Beyrut’ta falafel! 

yesempatik-arada-cafe-mekan-tophane-lubnan-konsept

Yolcu yolunda gerek..

Yine yeni bir keşifte tekrar görüşmek üzere..

Kalın sağlıcakla, afiyetle..

Eyvallah..

Nilgün KARAKAŞ

TEL: 0 212 243 2120

ADRES: Hacımimi mahallesi Lüleci Hendek caddesi 23A Tophane Karaköy Beyoğlu

Instagram @aradakafe

Related posts
Genel, Restaurantlar

Adı da Tadı da Harbi Adana Ocakbaşı

Adanalılara kebap beğendirmek zordur. Sorsan, en iyisi hangisi desen, her birisi ayrı cevap verir. Etin, kebabın bu kadar içinden geldikleri için yadsımıyorum. Biz kebaba ce eee derken onlar kebap üzerine MBA yaptıkları için haliyle yaşanmışlıkları, yemiş içmişlikleri daha çok oluyor. Ama yine de gurbet ellere gidildiğinde birbirlerini tutuyorlar, Adana Kebabı yapan yerleri deneyip, damak zevklerine en yakın olanı gönül sofralarına yerleştirip müdavimi oluyorlar.. İşte Ortaköy Portakal Yokuşu’nda konumlanan Harbi Adana Ocakbaşı da onlardan biri ve hem Adana Kebabını hem de adını çok güzel taşıyor..

yesempatik-harbi-adana-ocakbasi-kebap-kaburga

Gayriihtiyari soruyorum, bu serüven nasıl başladı diye.. Mekanın sahiplerinden Barış Bey saatlerce sürecek o eşsiz sohbetin startını tüm samimiyetiyle veriyor. Barış Bey uzun süre ihracat ile ilgilenmiş, 17 yaşından beri her gün akşam yemeğini kebapçılarda yemiş.. Gerek Adana’da gerek Türkiye’nin başka kentlerinde dostlarla kurulan keyifli akşam yemeği sofralarında bir taraftan mezeleri diğer taraftan kebapları götürmüş sohbet akıp giderken.. Ama her yediği kebapta bir eksiklik bulmuş. Zaten hep ocakbaşında yediğinden senelerce ustaları seyretmiş, baka baka kapmış kebap ilmini. Madem aradığım kebabı bulamıyorum, o zaman kendi kebabımı kendi damak zevkime göre yapayım deyip sektöre giriş yapmış. Bir müddet Adana’da mekan işlettikten sonra Ortaköy’de ufak bir dükkanla İstanbullulara özlenen Adana Kebabını tatma imkanı sunmuş. Çok sevilip tutulduktan sonra, lezzetin yanında, mekan, servis ve hizmeti de daha iyiye taşımak adına Ortaköy Spor Kulübünün içinde, boğaz manzaralı yeni yerine taşınmış. Bu hali ile salaş sokak kebapçısı boyutundan şık bir restorana dönüşmüş, pek güzel olmuş.

yesempatik-harbi-adana-ocakbasi-kebap-kaburga-meze-manzara

Masamıza yavaş yavaş mezelerimiz geliyor.  Cacıksız bir masa düşünemiyorum..  

yesempatik-harbi-adana-ocakbasi-kebap-kaburga-cacik

Bol ceviziyle muhammara bu vakte kadar yediklerimin arasında en iyisi. Acılı ezme konusunda biraz hassasım. Pek çoğu yedikten bir müddet sonra midemi ağrıtır. Ama buradaki ideal doğranma boyutu, limonu ve nar ekşisiyle beni hiç rahatsız etmedi.

yesempatik-harbi-adana-ocakbasi-kebap-kaburga-acili-ezme

Gelelim közlenmiş patlıcan ve türevlerine.. Artık bir patlıcan hayranı olduğumu cümle alem öğrendi. Hatta sosyal medyayı ilk kullanmaya başladığımda, kendini tanıt kısmına “Özlü sözüm yok, közlü sözüm var! Közün tadı kokusu bambaşka! Yemek yemek ise en başta!” yazardım.. Közlenmiş patlıcanın yine közlenmiş kırmızı biberle birlikte yoğurtlanmış hali ise “Harbi Patlıcan” adını alıveriyor menüde..

yesempatik-harbi-adana-ocakbasi-kebap-kaburga-patlican

Harbi Patlıcan

Harbi Patlıcan

Mezeler arasında hiçbir yerde daha önce rastlamadığım bir çeşit var ki, yemelere doyamadık. İçinde bol maydanoz barındıran “Tahin Salatası” gecenin yıldızlarından biriydi. Masada gözü yine de humus arayan olursa onlara bir doz tahin salatası veriyoruz.

yesempatik-harbi-adana-ocakbasi-kebap-kaburga-tahin-salata

Bir de “Tablacı Salatası” var ki, bu da domates, maydanoz, soğandan oluşuyor. İlle birşeye benzetmek isterseniz gavurdağımsı çoban salatası diyebiliriz. Mezeler arasında bir tanesi var ki bunu anca acıyı sevenler yiyebilir! “Atom” dediğinizi duyar gibiyim.. Evet acı, hem de yedikten bir kaç saniye sonra boğazınızı epey yakacak bir acı. Keşke böyle bir acıyı yiyebilecek yapıya sahip olsaydım. Çünkü mezeden az yediğim için içime oturdu. :/

yesempatik-harbi-adana-ocakbasi-kebap-kaburga-sogan

Biz mezelerle cilveleşirken “Adana Kebap” masamıza teşrif ettiler.. Etin iyisini bulana kadar deneme yanılma yöntemini kullanan Barış Bey en sonunda gönlüne göre eti bulup temin ediyor. Pişimi tam ayarında, asla yanık değil, asla çiğ değil! Suyunun içinde kalması bir pişim ustalığı. Zırh kıymasıyla yapıldığı için sakız gibi birbirine yapışmıyor kebap, azıcık müdahale edince nazlanmadan kendini bırakıveriyor. Tam da olması gerektiği gibi.. Adana’nın asıl lezzetini veren yağ için, maliyeti çok düşük olan ama yedikten sonra mideyi rahatsız eden kuyrukyağı değil de kaburga arasındaki yağ kullanıyor Barış Bey. Bu yağın maliyetinin kuyruk yağının 3 katı olması da haliyle fiyatlara yansıyor. Fiyat demişken şu noktaya temas etmekte fayda var. Evet Adana’da kebap çok ucuz. Evet Adana’da mükellef bir sofraya çok az para verirsiniz, kebabı ödersiniz mezeler, salatalar ikramdır. Ama İstanbul’da hem kiralar çok fazla hem de Adana’da 5 demet yeşilliği 1 TL’ye alabilirken İstanbul’da her birine 1 TL’den daha fazla para veriliyor. Adana’nın sebze ve et konusundaki avantajını bilip, sonra “föyötlör nödön pöhölö” diye ortalıkta gezinmenin alemi yok (Evet Fahri Adana Büyükelçisiyim şu an :p ).

yesempatik-harbi-adana-ocakbasi-kebap-kaburga-karisik

Sonra karışık kebap tabağı yerleşiyor Adanamızın yanına. Bu tabaktaki her lezzet birbirinden güzel! Ama bir tanesi daha özel! Barış Beyin dediğine göre İstanbul’da “Kemiksiz Kaburga” yapan başka bir mekan yokmuş. Bizim gözümüzden kaçıp sizin bildiğiniz bir mekan varsa yorumda benimle paylaşırsanız sevinirim. Kaburgayı çok sevip de yemesi zor diye erinenlere müjde! Kaburga siniri ve kemiğinden sıyrılıyor, kuşbaşı boyutunda doğranıp şişe diziliyor. Bana öyle bir sevindiriklik geldi ki 1 saat aynı saftirik sırıtışla yemeğimi yemeye devam ettim (Bir de kemiksiz kanat bulduğumda epey sevinmiştim, buradan ne kadar üşengeç olduğumu anladınız sanırım).

yesempatik-harbi-adana-ocakbasi-kebap-kaburga-yemek-mekan

Adana’da kahvaltıda ciğer yemiş olmanın haklı gururuyla ciğere yöneldim. Lavaşın içine bir kaç parça ciğer, üzerine bol kimyon, onun da üzerine sumaklı soğan.. Bu mudur?  Budur! Yok yok sen daha dur daha dur, daha dur daha durr dedi sanki fonda Bülent Ersoy. Daha dur, bak burada “Kuzu Pirzola” var! Efendim kalem tutmaya alışkınız okuldan, uzandım kaptım pirzola kalemini, sen misin tutan! Bir ısırmışım ki yağları ağzımın kenarından aktı (tamam Erol Taş’laşmaya gerek yok farkındayım) o pirzola tuttu fırlattı kalbimi, ezdi üstünü çiğnedi (Üstünü çiğnediğinde altının da ezildiğini biri bu şarkıyı söyleyen kıza anlatsın!) zamanla geçer dedi, zamanla zamanla.. 3 aylık kıvırcık kuzunun pirzolası lezzet top list ime en tepeden giriş yaptı (Bu gidişle Tarkan’ın “Kış Güneşi” parçasının 39 hafta listelerin başını çekmesi gibi bu pirzola da zirveyi bırakmayacak bence). Kuzu çöp şiş de olabildiğince yumuşak ve lezzetliydi..

yesempatik-harbi-adana-ocakbasi-kebap-kaburga-salgam

Bunca mezenin, kebabın yanında ne içilir? Tabii ki şalgam suyu! Adana’da en sevdiğim ritüellerden biri de şalgam içip havucunu kıtır kıtır yemektir. İstanbul’da hangi markayı denesem bana o lezzeti vermedi düne kadar. Harbi Adana Ocakbaşı için özel Adana’dan getirtilen şalgamı gerçekten beğendim. Şalgam hem lezzeti hem de sağlık için faydasıyla sofraların baş içeceği olmayı hak ediyor.. 

yesempatik-harbi-adana-ocakbasi-kebap-kaburga-mekan

Geceyi tatlı, kahve ve meyve ile sonlandırıyoruz.. Damakta leziz tatlar, dilde güzel kelamlar, hatırda hoş anılar.. İşte bunlar bana yeter.. Yemek yiyip yeni yerler keşfetmenin en güzel taraflarından birisi de yeni insanlar tanımak. Hoşsohbetle geçen gecenin sonunda en yakın zamanda tekrar buluşmak üzere sözleşip ayrıldık.. Öncelikle sohbetiyle masamıza renk katan Barış Bey olmak üzere tüm Harbi Adana Ocakbaşı ekibine bu güzel gece için teşekkür ederim..

Adı da HARBİ, tadı da HARBİ! Tam bir Adanalı gibi..

Yine gezip gördüğüm benim oldu, size yediklerimi anlattım.. Kendisi de bir Adanalı olan canım arkadaşım Benimdiyetyemeklerim in mekanla ilgili yazısını okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Hayat yiyince, gezince, gülünce güzel!

Kalın sağlıcakla, afiyetle..

Eyvallah..

Nilgün KARAKAŞ

ADRES: Ortaköy Mahallesi, Portakal Yokuşu Caddesi, No 2, Beşiktaş, İstanbul

TEL: 0 212 327 21 01

Related posts
Genel

Tepe Majeur’de Akşam Yemeği

Ulus’ta Robert Kolejliler Derneği Bizim Tepe’nin giriş katında nezih bir restoran&davet mekanı Tepe Majeur.. Marka Sanat Ajans‘ın Başkanı Nevin ÖZCAN‘ın nazik davetiyle Tepe Majeur‘de keyifli bir akşam yemeği yedik.

tepemajeur-ulus-mekan-lezzet-yemek

İçeri ilk attığımda öncelikle modern dekorasyonuyla sağ tarafta kalan kafe kısmı dikkatimi çekti. Biraz ilerledikten sonra granit renginde masa örtülü grup yemekleri için ideal yuvarlak masalar ve beyaz runnerlı romantik bir akşam yemeği için tercih edilesi iki kişilik masalar belirmeye başlıyor.

Continue reading…

Related posts
Le Meridien İstanbul’un Göz Bebeği La Torre
27 Ocak 2016
Genel

Le Meridien İstanbul’un Göz Bebeği La Torre

Etiler’deki Le Meridien Hotel‘in 4. katında yer alan La Torre Restaurant‘ta “İstanbul Now!” Tadım Menüsünü denedik geçenlerde Zomato’nun davetiyle. Olabildiğince sade dekore edilmiş, geniş alana yayılmış mekanın en büyük masasına yerleştik. Şefimizin bizim için hazırladığı menüye göz attık önce. İstanbul’un geçmişten günümüze gelen lezzetlerini oldukça yaratıcı bir şekilde yeniden yorumlayarak nefis bir menü oluşturmuş Şef Erol Sarıdoğan.

le-meridien-la-torre

Fine dining sevenlerin ilgisini çekeceğini düşündüğüm menü, görünümü ile etkileyici olmakla kalmayıp lezzeti ile de damakları şenlendiriyor. Her birine İstabul’un farklı semtlerinin adı verilmiş ve menüde isimlerinin yanına bulundukları koordinatların yazıldığı başlangıç, ana yemek ve tatlı alternatiflerinden seçeceğiniz üç çeşide yaklaşık 110 TL ödeyerek ulaşabilirsiniz. Özel gecelerde, önemli iş yemeklerinde tercih edilesi, yurtdışından gelen misafirleri şüphe etmeden götürülesi..

Continue reading…

Related posts
Genel, Sahne&Müzik

My Cabaret’te Fasl-ı Asuman

Televizyon ve tiyatro camiasından tanıdığımız Asuman DABAK, Cenk EREN’in mekanı “My Cabaret”te “Fasl-ı Asuman” isimli stand up şovuna başladı 2 hafta önce. Gala gecesinde oradaydım, şovu yakından seyretme imkanım oldu.

my-cabaret-fasli-asuman-dabak-sov

Stand up şovu öncesinde fasıl ekibini dinledik. Lezzetli yemekler eşliğinde, fasılla birlikte dostlarla muhabbet pek güzel oluyor.

Continue reading…

Related posts