Genel, Mekanlar, Restaurantlar

Beyoğlu’nda Nöbetçi Bir Ocakbaşı: 4ten 4e Ocakbaşı

İşten tam çıkacaksınız, patronunuz ek iş kitledi, onu yapıp çıkayım derken saat 20.00 oldu. Kendini dışarı atmakla bitmiyor, trafik denilen bir “gulyabani”miz var! O da 1 buçuk saatinizi haraç olarak kesti, etti mi saat 21.30. Google haritalardan buluşulacak mekanı arattınız, yol çalışması var, sizi arka sokaklardan gitmek zorunda bırakıyor, yarım saat de oradan, etti mi 22.00 . Mekana vardınız, kurtlar gibi açsınız. “Hocam hepsinden yap, ortaya yap!” diyorsunuz ama garson yorgunluktan eprimiş suratıyla “Yemek servisimiz kapanmıştır.” diyor.. Te Allaam! Doyasıya Adana yiyemeyecek mi benim “beyazyakalım”? Çöpşişlere fısıldayamayacak mı İK’dan Merve Hanım? Ciğer yemesin mi satın alma sorumlusu Timuçin Bey? Flaş flaş flaş! Müjdemi isterim, artık “Nöbetçi Ocakbaşı”mız var 🙂 . Beyoğlu’nda, tarihi bir yapının içinde 4ten 4e Ocakbaşı sizi bekliyor..

FARKI..

Çarşamba, Cuma ve Cumartesi günleri gündüz 4ten gece 4e kadar o ocağın başında usta. Günü erken değerlendirip evine vakitlice dönmek isteyenler için de çok güzel bir alternatif. Çünkü aracınız yoksa belli bir vakitten sonra eve dönmek de problem oluyor. Hani bir mekana erkenden gidersiniz de kimse henüz havaya girememiştir ya, ocak yanmamıştır, masa örtüleri serilmemiştir, yanınızda dizerler çatal bıçağı; sizin de tadınız kaçar, birşey yiyesiniz gelmez tek başınıza.. Burası öyle değil! Saat altıda içeri biraz çekinerek girdim ama neredeyse tüm masalar doluydu ve gece adeta erken  başlamıştı. Müzikler havaya sokmaya yetiyor zaten.

KONUM

Galatasaray Lisesi’nin yanından yokuş aşağı kaptırdığınızda kendinizi 45’liğin hemen üst kısmında görebilirsiniz 4ten 4e Ocakbaşı‘nı. Görebilirsiniz dediysem öyle o kadar da bariz bir tabelası yok. Özellikle “bilenin gittiği” bir mekan olmasını arzu ettikleri belli oluyor. Tarihi bir apartmanın içinde, hemen giriş katında, o gizemli kapıdan içeri giriveriyorsunuz ve ta taaaam, işte karşınızda 4ten 4e Ocakbaşı!

4ten 4e Ocakbaşı

Girer girmez sizi enterasan bir camlı dolap karşılıyor. İçerisinde şişelerce rakı. Ama hepsi yarım! Üzerlerinde isimler yazan yarım yarım şişeler.. Çok ilginç.. Bu nedir diye soruyoruz; mekanın sahibi gülerek anlatıyor..

Askılık

Meğersem bu “Askılık” sistemi şöyle işliyormuş: geldiniz, rakınızı içtiniz ama şişeyi bitiremediniz, şişenin üzerine adınızı yazıp bu dolapta saklıyorlar, bir sonraki gelişinizde herhangi bir ücret ödemeden rakınızı içebiliyorsunuz 🙂 . Ne diyelim, güzel bir uygulama olmuş, kimin aklına gelmişse iyi fikir doğrusu..

Biraz yürüyünce köşede bu dolap ilgimi çekti. Taş duvarlar, eski, yüksek tavanlar, yüksek pencereler.. Harika bir ambians..

4ten 4e Ocakbaşı

Tam arkamı dönüyorum bir de ne göreyim? Ocakbaşı.. Senin için geldik be Ocakbaşı! Ama bugünlük bizi affet, senin yanında değil de pencerenin kenarında takılacağız, akıp giden hayatımız gibi, yoldan geçenleri seyredeceğiz.. Ama sana söz bir sonrakinde yanıbaşına oturacağım ve direkt ateşten kapıp yiyeceğim etleri.. Ustamız “etler Balıkesir’den” deyince “tamam” diyorum, bu gece gerçekten çok leziz olacak..

4ten 4e Ocakbaşı

Mezelerimiz resmi geçidine başlıyor.. Genelde klasik mezeler; acılı ezme, Van cacığı, şakşuka, köz patlıcan salatası, yoğurtlu patlıcan, atom.. Ancak Kaş’tan gelen “kaya koruğu”, Konya’dan gelen “çubuk turşusu” ve Manisa Saruhanlı’nın “çizik zeytin”i fark yaratıyor.

Mezeler

Közde patlıcan masaya teşrif edince gözlerimden kalpler çıkıyor.. Yine közde arpacık soğan ve sarımsak da iyi bir eşlikçi olacağa benziyor. Ayrıca Tarsus’tan gelen şalgam da baya başarılı. Açıkçası Adana dışında bir yerde şalgam içemeyen ben keyifle içtiğimi söylemeliyim..

4ten 4e Ocakbaşı

Mezelerle altlığı yapıyor, heyecanla etleri bekliyoruz. Şef garsonumuz önce kuzu şişi, sonra ciğer şişi getiriyor. İkisi de birbirinden güzel. Çöpşiş lokum gibi, ciğeri ise Adana gezisi sonrası ne kadar özlediğimi fark ediyorum, ilaç gibi geliyor..

Derken pirzola çıkıyor sahneye, açılın ben geldim diyor.

Ama peki ya o lokum? O lokumun muhteşemliğinin harikalığının mükemmelliğini napıcaz? Tüm övgüleri sonuna kadar hak eden muhteşem ötesi bir lezzet. 4ten 4e Ocakbaşı‘nı bir kelimeyle anlat deseler hiç düşünmeden “lokum” derim.

Lokum

Adı gibi lokum oluşunu mu anlatayım, yumuşaklığını mı, içinde muhafaza ettiği suyunu mu, dengeli yağ oranını mı.. Ben sustum fotoğraf konuşsun!

Bir ara kalkıp mekanı geziyorum, harika kareler takılıyor kadrajıma.. Mesela buna bayıldım.. “Ne demek ben rakı içmem?” Beni bi gülme alıyor 🙂 .

4ten 4e Ocakbaşı

Biraz gidiyorum, arka tarafta “private room” var bir tane, özel gruplar için kapatılabilir, rahat rahat sohbet muhabbet şamata yapılabilir :).

En son Antep’ten gelen “hasır kadayıf” teşrif ediyor masamıza. Ay çok doyduk nasıl yiyeceğiz derken bir çatal almamla fikrim değişiyor. Daha yemeden burnuma tüten fıstık kokusu birazdan tadacağım tatlının güzelliğini anlatan bir fragman gibi. Filmi izliyoruz (yiyoruz efenim), çok tutuyor, devamını çekin diyoruz (ikinci tabağı istiyoruz:) ), abartmayalım deyip vazgeçiyoruz. Ama eve dönerken yol boyunca aklımızdan çıkmıyor..

Belki mekanı böyle sevmemizde güleryüzlü çalışanlarının ve hatırşinas sahibinin de katkısı büyüktür.. 4ten 4e Ocakbaşı tam bir müdavim mekanı.. Ondan belki de daha ilk gidişimde yıllardır gidiyormuşum hissine kapıldım..

4ten 4e Ocakbaşı arkadaş toplantıları, iş yeri yemekleri, doğum günü kutlamaları gibi özel günlerinizde gönül rahatlığı ile tercih edebileceğiniz nezih bir mekan. Ocakbaşının lezzeti ile şık bir restoranın zarafetini bir araya getirip iyi iş çıkartmışlar açıkçası. Hem tazecik mezeleri, hem közde sebzeleri, hem de bilimum kebapları, etleri ama özellikle lokumu başarılı olan bu mekanı muhakkak gidilesi yerler listenize alın. Ocakbaşında edilen sohbetin de tadına doyum olmuyor.. Bana bu keşfimde eşlik eden canım arkadaşım Bulut Misali ile kahkaha dolu anlarımız oldu.

Anılarımız arasına içten karelerle kazındı 4ten 4e Ocakbaşı. Mottoları “demleniyoruz..” , eee, ha deyince pişilmiyor, çiğiz, az biraz bekleyince, yaşayınca, çileleri çektikçe olgunlaşıyor, demleniyoruz.. Tabii kastedilen tam olarak bu değil ama demlenirken de yaptığımız şey aslında yine demlenmek değil mi.. Anladınız siz onu 🙂 (Burada bir takım gülüşmeler, twitter ergeni özlü sözü söylemenin ağır yükü falan 🙂 .

Bizde bu keşif arzusu ve iştah olduğu sürece daha ne mekanlar göreceğiz kimbilir..

Yine yeni yerlerde görüşmek üzere..

Kalın sağlıcakla, afiyetle..

Eyvallah..

Nilgün KARAKAŞ

http://www.4ten4e.com

ADRES: Tomtom Mahallesi, Yeni Çarşı Caddesi, No 38, Beyoğlu, İstanbul

TEL:0212 9002633