Genel, Gezsempatik, Yurtiçi Gezileri

Doğu Ekspresi Hakkında Bilinmesi Gerekenler..

Karla kaplı dağlar, uçsuz bucaksız bozkırlar, bacası tüten pastel renkli evler, köyler, kasabalar, nehirler, köprüler, koyunlar, kuşlar.. Tüm bunları seyredebileceğin, üzerinde ay yıldız olan dünyalar güzeli bir pencere, sana ait bir oda.. Elinde sıcacık çayın, kulağında trenin rayla buluşma sesi.. Belki tümden detay gerisi.. Tam manasıyla huzura yolculuk Doğu Ekspresi.  Ninünün de var bu konuda önerisi.. Eğer benim gibi sadece hafta sonunuz varsa; cumartesi ve pazar günü içerisinde, yani toplam 34 saatte Doğu Ekspresi deneyimini yaşayabilirsiniz. Biletler nasıl alınır? İstanbul’dan Doğu Ekspresi‘ne nasıl ulaşılır? Tren konforlu mu? Sıcak mı? Yiyecek var mı? Bu ve bunun gibi daha pek çok sorunun cevabı için sizi aşağıya alalım..

BENİM ROTAM

11.15 İstanbul (Pendik) YHT ile Ankara Gar 15.30       CUMARTESİ

17.58 Ankara Gar servis ile Irmak İstasyonu 19.00     CUMARTESİ

19.20 Irmak İstasyonu Doğu Ekspresi ile Erzurum 15.30      PAZAR

22.20 Erzurum Havaalanı uçakla İstanbul 22.20                    PAZAR

DOĞU EKSPRESİ’NİN GÜZERGAHLARI

Doğu Ekspresi Ankara-Kars arasında yol alıyor. Kendinize en yakın duraktan da Doğu Ekspresi‘ne binebilirsiniz. 

ANKARA-KARS

Ankara (17:58)-Irmak (19:20)-Kayseri (00:43)-Sivas (04:20)-Erzincan (10:31)-Erzurum (14:36)-Kars (18-56)

KARS-ANKARA

Kars (08:00)-Erzurum (12:11)- Erzincan (16:12)-Sivas (22:14)- Kayseri (01:51)-Irmak (07:25)-Ankara (08:26)

İSTANBUL’DAN DOĞU EKSPRESİ’NE ULAŞMAK İSTİYORSANIZ..

Eskiden Haydarpaşa Garı’ndan kalkarmış Doğu Ekspresi, oradan binip gitmek eminim çok daha güzel olurdu. Gelgelelim malum Haydarpaşa Garı bir müddettir kapalı. Peki o zaman Ankara’ya nasıl ulaşacağız? Araçla, otobüsle, uçakla gidilebilir elbet. Ama kulağa en mantıklı gelen yüksek hızlı tren oluyor bu seyahatte. Hem maksat tren yolculuğunun tadına varmaksa, hızlıdır, yavaştır Allah ne verdiyse artık tüm trenlere kucak açıyoruz 🙂 . 

İSTANBUL (PENDİK)-ANKARA ARASI YÜKSEK HIZLI TREN

İstanbul (Pendik)-Ankara Yüksek Hızlı Treni (YHT) bizim için tam bir kurtarıcı oldu. Doğu Ekspresi‘nin Ankara’dan kalkış saati 17.58 olduğu için ona en sağlıklı şekilde yetişecek tren saatini seçmeliydik. YHT bileti satın almak için şurayı tıklayabilirsiniz. 

Biz işimizi sağlama almak için 11.15 seferine bilet aldık. Ekonomi sınıfı 70 TL, Business sınıfı 101.50 TL. Biz daha ekonomik seyahat etmeyi arzuladığımızdan ekonomik sınıfını tercih ettik. Yanımızda getirdiğimiz yiyeceklerimizle kahvaltı yapıp sadece çay (2,5 TL) ve su (1,5 TL) aldık. Belli aralıklarla ücret mukabilinde servise çıkıyorlar, sandviç, kek, kraker, çikolata, soğuk ve sıcak içecekleri ortalama fiyatlara satıyorlar. 

Yüksek Hızlı Tren

ÖNEMLİ BİLGİLER..

  • Sizin için koltuk yönü önemliyse biletinizi satın alırken muhakkak trenin hareket yönünü kontrol edin. Ben dikkat etmemiştim, ters seyahat ettim. Neyse ki benim için ters gitmek hiç problem değil.
  • Koltuk aralıkları epey geniş ve koltuklar gerçekten rahat, yolda uyumayı seviyorsanız bu sizin için çok zor olmayacak.
  • Vagonlarda yer alan ekranlardan trenin o anda kaç kilometre hız ile gittiğini görebiliyorsunuz. Biz yer yer saatte 60 km hızla gittiğini görünce bir müddet dalga geçtik ama bu gözler saatte 260 km hız yazdığı anları da gördü. Açıkçası o hız sizi pek etkilemiyor.
  • Camlarda güneşlik var, camın hemen üzerinde de mont ve çantanızı asabileceğiniz askılar bulunuyor.

  • Trende sürekli uyarılar yapılıyor. Lütfen kısık sesle konuşunuz, lütfen telefonlarınız sesini kısınız gibi. Ama bir tanesi beni benden aldı: Lütfen güvenliğiniz için ayakkabılarınızı çıkartmayınız! 🙂 Kastedilen burun güvenliği olsa gerek 🙂 .

Yaklaşık 4 saat 15 dakika sonra Ankara’a Garı’na vardık. 

ANKARA’DA BİR KAÇ SAAT..

Ankara‘da ışıl ışıl güneş karşılıyor bizi.. Ama hava yine de çok sıcak değil, 10 derece.. Benim yünlü şapka, atkı ve eldivenim hayat kurtarıyor. Sizler muhtemelen daha da soğuk zamanlarda gideceksiniz, sıkı giyinmeye çalışın. Zira Ankara’nın da Erzurum’dan Kars’tan aşağı kalır yanı olmuyor. 

Yanımızda getirdiğimiz yiyeceklere ek olarak dayanamayıp bir kaç tane de Ankara simidi alıyorum, ben bu simidi çok seviyorum.

Yürüyerek gara en yakın semt olan Ulus’a ulaşıyoruz ve karnımızı doyuruyoruz. Son olarak markete uğrayıp eksiklerimizi gideriyor ve yanımıza bol bol su alıyoruz. 

DİKKAT!

Başkentray çalışmaları nedeniyle Doğu Ekspresi 11.12.2017 tarihine kadar Ankara Gar’dan değil de Kırıkkale’nin Irmak İstasyonundan kalkacakmış. Buna çözüm olarak trenin tam da Ankara’dan kalkması gereken saatte garın önünden servisler kaldırıyorlar. Saat 17.00 ile 18.00 arası bu servisler ile Irmak İstasyonuna ulaşabilirsiniz. Bu ulaşım bilet fiyatınıza dahil.

DOĞU EKSPRESİ BİLETİNİ NEREDEN ALABİLİRİM?

Yine TCDD‘nin resmi sitesinden Doğu Ekspresi biletinizi alabilirsiniz. Seyahat tarihinden en evvel 15 gün öncesinde biletlerin satışa çıktığı söyleniyor. Örneğin şimdiden Şubat ayının biletini alamıyorsunuz. Ama işin ilginç tarafı ben  3 hafta öncesinden almıştım biletleri. Belki de çok yoğun bir dönemde gitmememden kaynaklanıyordur. Gönlüme göre seçtim vagonu.

VAGONLAR VE FİYAT TARİFESİ

4 tip vagon var, bunlardan biri yemek yiyip kahvaltı yapabileceğiniz Yemekli vagon.

YEMEKLİ VAGON

Yemekli vagonda kahvaltı ve yemek servisi var. Kahvaltı tabağı 13 TL, kaşarlı tost 5,5 TL, Kuru fasulye pilav 12 TL, döner menü 15.50 TL, çay 2 TL, kahve 3 TL, kutu içecekler 3,5 TL, kraker ve çikolatalar 1 TL ile 4 TL arasında değişiyor.

Diğer üç vagon ise yolculuğunuzu yaparken tercih edebileceğiniz vagon türleri. Bilet çeşitleri şu şekilde:

  • PULMAN: Klasik otobüs tarzı 2+1 koltuklarla dolu vagonlar düşünün. Sağda solda duyduğunuz “kötü kokuyor”, “soğuk oluyor” kelamları burası için edilmiş olabilir. Çünkü kalabalık olabiliyor ve treni eğlence için değil de o güzergahta var olan en uygun ulaşım aracı olduğu için tercih edenlerin bir kısmı kişisel bakım ve görgü kuralları konusunda çok dikkatli olamayabiliyor. Epey kalabalık bir grupsanız ve vagonu tümden kapatacaksanız yine tadından yenmez tabii. Ankara-Kars arası kişi başı 46 TL, eğer bizim gibi Erzurum‘da inerseniz 40 TL.
  • ÖRTÜLÜ KUŞETLİ: Yataklı vagon bulamayanların ve yanında fazla eşyası olanların imdadına yetişen biletler.. 4 kişilik koltuk, üzerindeki ranzalar da açılınca 4 kişilik yatağa dönüşebiliyor. Pencere önünde minicik raf gibi bir masası var, fotoğraflarda nefis çıkıyor. Odada 1 adet priz bulunuyor. Görevliler tarafından getirilen temiz çarşaf, yastık ve battaniyeler ile kendi yatağınızı yapıyorsunuz. Uyuma vakti gelince diğer vagonlardaki bayanlarla erkeklerin yer değiştirmesi talep edilebiliyormuş, o yüzden çözüm olarak 2 yetişkin 2 de çocuk bileti alarak odayı kapatmayı öneriyorlar. Tek yetişkin fiyatı 61 TL. Tümden odayı kapatma fiyatı yataklı vagon fiyatına denk geliyor.
  • YATAKLI: Geldik en güzel kısma. Siz de bu seyahati keyif almak hatta dinlenmek için yapacaksanız ne yapıp edin ve yataklı vagondan yer bulmaya çalışın. Yataklı vagonda;

#2 adet gayet geniş ve konforlu koltuk

#Biri cam yanında diğeri lavabonun üzerinde 2 adet priz

#Minik bir buzdolabı (İçerisinde yer alan 2’şer adet bardak su, meyve suyu, çubuk kraker ve çikolata ikram)

#Askılık, 2 adet kıyafet askısı

#Çalışma&yemek masası

#Minik bir dolap, 2 raf

#Lavabo (suyu içilemiyor)

#2 adet küçük el havlusu

#2 adet terlik

#2 adet temiz çarşaf, yorgan ve yastıkla hazırlanmış mis gibi konforlu yatak.

Tüm bunlara Erzurum için kişi başı 90 TL‘ye, Kars için 96 TL‘ye ulaşabilirsiniz. Kesinlikle değer diyorum.. Biletleri şuradan alabilirsiniz.

YATAKLI VAGONLARDA KAPILAR KİTLENEBİLİYOR MU?

İçeriden evet, dışarıdan hayır! Mühim olan içeriden kitlemek diyebilirsiniz. Ama yemek yemeye gidecekseniz veya fotoğraf çekmek üzere odayı terk edecekseniz tren görevlisinden odayı kitlemesini isteyebilirsiniz. Bizim yanımızda değerli eşya olmadığı için bildiğin kapıyı çektik ve trende fink attık o vagon senin bu vagon benim. Yataklı kısım sakin ve sessizdi. Koridoru bile sıcacıktı, ama pulmanlara doğru gidildikçe vagonlar soğumaya başladı. Hazır sıcaklık demişken..

DOĞU EKSPRESİ’NDE ÜŞÜR MÜYÜZ?

Ben Kasım sonu gittiğim için belki bir nebze daha sıcak olabilir havalar. Ama unutmayalım ki doğuda bu mevsimde bile kar var. Kapıları açıp rüzgarı suratıma suratıma bilerek ve isteyerek yediğim anlar dışında ben hiç üşümedim. Odaların sıcaklığı ayarlanabiliyor. 27 dereceye ayarlayıp kurdeşen dökmek de, ısıyı düşürüp battaniyeye sarılmak da sizin elinizde. Paşa gönlünüz bilir.

BİR GÖZLEM..

Son 2 vagon yataklı oluyor (yoğun dönemde yataklı vagon sayısını arttırıyorlarmış). Biz sondan 1 önceki vagonda ortalarda bir oda seçtik, çok iyi yapmışız. Hem son vagon daha serindi, bizimkisi sıcacıktı, hem de direkt tuvaletin yanındaki odayı seçmememiz isabetli oldu. Yan tarafa ses gidebiliyor. Hadi benim şarkı türkülerimi bir şekilde dinlerler ama ben sifon sesi dinlemek istediğime emin emin değilim 😊

TUVALETLER TEMİZ Mİ?

Sağolsun TCDD görevlileri treni tertemiz teslim ediyor yolculara, gerisi yolcuların tuvalet adabına ve insafına kalmış! Her vagonda tuvalet var. İçerisinde tuvalet kağıdı, el kurulamak için peçete ve sıvı sabun bulunuyor. Tren durduğunda tuvaleti kullanmayın şeklinde de bir uyarı var, yani ben sallana sallana giderken tutturamam, tren durunca yapıvereyim demeyin 🙂 .

YANIMIZDA NE GÖTÜRELİM?

  • Her ne kadar yemekli vagon olsa da bazı zamanlarda hizmet veremediğini duydum, siz işinizi sağlama alın ve yanınızda her ihtimale karşı yiyecek içecek götürün.

  • Ayrıca küçük istasyonlarda 5’er büyük istasyonlarda 10’ar dakika durduğu için durunca birşeyler alırım nasılsa diye düşünmeyin. Hem akşam yemeği olarak hem de ertesi günü kahvaltı için tedariğiniz olsun. Gözlerinizde pencerenizden baktığınızda bu güzellikleri görebilecek kadar fer olsun en azından 🙂

  • İmkanınız varsa minik bir elektrikli cezve&su ısıtıcısı almanızı öneriyorum. Çünkü keyfinize göre sallama çay, kahve, sahlep, bitki çayı yapabilir, istediğiniz anda içebilirsiniz böylelikle. Trende kahve keyfi de nefis oluyor.

  • Hele çay keyfine paha biçemem, söyleyin bana başka hangi çılgın şarap kadehinde çay içer böyle benim gibi?

  • Yanınıza bol peçete alın yahut tuvalet kağıdı da götürebilirsiniz. Çünkü her ne kadar tuvalet kağıdı olsa da 20 saat sonra o da bitebilir, yenilenemeyebilir.
  • Şapkasız çıkmayın ağbi!  Fotoğraf çekinmek için kapıları açtığınızda buz gibi bir hava çarpıyor suratınıza, sonra kafayı üşütmeyin 🙂 .

  • Odada hemen lavabonun altında çöp bulunuyor. Ama siz yine de yanınıza yedek çöp poşeti alabilirsiniz, yahut market alış verişinden elinizde kalan poşetleri değerlendirebilirsiniz.
  • Yurtdışına çıkarken yanınıza pasaportunuzu alın gibi gereksiz bir öneri olmasın ama bence ıslak mendil bulundurmanızda fayda var. Tren viraj alırken masa üzerindeki içecekleriniz kayabiliyor, dökülebiliyor. O yüzden hem ıslak mendil bulundurun, hem de masada açıkta içecek bırakıp odanızı terk etmeyin.
  • Yiyeceğinizden daha fazla bisküvi, çikolata, kraker alın yanınıza. Çünkü Erzurum sınırları içerisinde Aşkale-Ilıca arasında çocuklar raylarda trenin gelmesini bekliyor. Bir çocuğun gülümsemesinden daha güzel ne olabilir ki.. Yalnız lütfen bunu yaparken hassas davranın ve karşılığında çocuklardan birşey beklemeyin. Bizim çocuklara birşeyler verdiğimizi gören yan vagondakiler fırlatırcasına attılar ellerindekini ve karşılığında çocuklardan poz istediler, hadi gülümseyin, hadi şöyle yapın diye. Hiç hoş olmadı. 
  • Yataklı kısım seyahat eden kişi sayısı da az olduğundan rpry sessiz vr huzurlu oluyor. Öyle sanki ki tuvalet sırası bile beklemiyorsunuz. Ama yanınıza viyaklayan bebeli bi aile düşer de gürültü yaparsa onu bilmeme :/ .

DOĞU EKSPRESİ’NDE EN GÜZEL MANZARALAR NEREDE?

Erzincan-Erzurum arası manzara git gide güzelleşiyor. Erzincan’ın İliç İlçesi doğal güzelliği ile göz kamaştırıyor.

Özellikle trenin nehir kenarından gittiği yerlerde sevinç çığlıkları atıp durdum. Elimdeki kahveyi bırakıp “aaaaaaa çok güzel çekmeliyiiiz” çığlıklarıyla bu pozları yakalamaya çalıştım.

Size tavsiyem; günün ilk ışıklarıyla uyanıp hiçbir manzarayı kaçırmayın. Çünkü öylesine güzel ki, hiç bitmesin istiyor insan..

Ve ben sadece tek yön (Ankara-Erzurum) Doğu Ekspresi ile seyahat ettiğim için tadı damağımda kaldı.

Yeme içme, mükellef sofra kurma, keyif yapma, şarkı söyleme, göbek atma (evet bunu da yaptık) işlerinizi hiçbir şey göremediğiniz akşam saatlerinde yapın. Sabah erkenden kahvaltınızı yapıp ortalığı toplayın, kendinizi manzaraya ve fotoğraf çekmeye adayın.

FOTOĞRAF ÇEKME ÇILGINLIĞI

Irmak durağında trenle ilk karşılaştığım andan itibaren büyük bir fotoğraf çekme ve çekinme arzusu ile doldum. Şu güzel tabelanın maneviyatı da büyük.. Kimler geldi geçti bu tabelanın önünden, kimler seyahat etti bu trenle..

Zamanında İstanbul’dan Paris’e giden Orient Express‘in ruhu az da olsa devam ediyor. Keşke buharlı trenlerle gezme imkanım olsaydı.. Belki bu kadar konforlu olmazdı ama çok farklı bir deneyim olurdu.

Trenin camları şahane.. O caanım ay yıldız nasıl da güzel yakışmış. Hem odanın camlarından hem de koridordan bol bol fotoğraf çektim.

Trenin kırmızı boyalı kısımlarına da bayıldım.

Bir müddet kapıların önünde kasap kedisi gibi bekledik. İstasyona gelindiğinde kapının nasıl açıldığını gözlemledik. İşin sırrını öğrendik. Ama yine de tren görevlilerini zor duruma sokmamak için kendi başımıza hareket etmedik. Dünyalar tatlısı tren görevlilerinden birinden rica ettik bizi kırmadı, kapıları açtı, bir kaç fotoğraf çekindik. Yetti mi yetmedi.. İnsanoğlu hep daha fazlasını istiyor..

Biz bastık gidiyoruz, nerede olduğumuzu kaybettik tam tünelin içindeyken. Ara kapıları aça aça gidiyoruz. En son bir yere geldik, açmaya çalışıyoruz kapı açılmıyor, bu da nedir böyle diye söylenirken tünelden bir de çıktık ki ne görelim? Meğersem en son vagonun kapısını açmaya çalışıyormuşuz, açsak uçucaz yani raylara 🙂 . O komik şaşkın halimi unutamıyorum.

Beni aldı bi heves, bir merak, acaba dedim, şu kapıyı açtıramaz mıyız? Tüm Yesempatik sempatikliğimi kullanarak tren görevlisi amcaya gittim “amcaa yooluur amcaa, yoluurr bize açın kapıyı, takipçilerim foto bekler, bi kerecik yooluuur” dedim. Tabi tren kuralları gereği ve elbette güvenlik nedeniyle açılmaması gerekiyor. Ama işte tozlu camlardan da trenin zevki çıkmıyor, hep birşeyler eksik kalıyor. Görevli geldi en arka kapıyı açtı.

Yani ben bu kadar başka nerede mutlu oldum bilmiyorum. Muhteşem bir duyguydu.. Altımızdan akıp giden raylar, enfes manzara, rüzgar.. Bir kaç fotoğraf çektik, çekindik..

Fotoğraflar beklediğim kadar çarpıcı olmadı ama yaşadığım duygunun tarifi mümkün değil.. Bir çocuk gibi sevindim, tren görevlileri de güldü halime, onlar da mutlu oldu benimle.

Siz siz olun, eğer bir şekilde kapıları açtıracaksanız lütfen çok dikkatli olun. Ne sağlığınızı ve canınızı tehlikeye atın ne de görevlileri zor durumda bırakın.

Doğu Ekspresi‘nde muhteşem silüet fotoğrafları çekiliyor. Işığı iyi denk getirdiğinizde affetmeyin, bol bol çekin.

ERZURUM YOLCUSU KALMASIN!

Malum, vakit yetersizliğinden Doğu Ekspresi yolculuğumu Erzurum’da kesmem gerekti, Kars’a gidemedim. Ama çok da üzülmedim, çünkü ben üniversiteyi Erzurum’da okuduğum için 5 yıl orada yaşadım. 2014’ten beri de gitmemiştim. Birkaç saatliğine de olsa tekrar Erzurum’u görme fikri beni çok mutlu etti. 15.30 gibi Erzurum Garı‘na vardık.

Bir baktım ki yerler buz. Sahi ben 5 sene bu şehirde nasıl yaşamıştım? Trenimizle üzülerek vedalaştık. Erzurum Garı’nı selamladık.

Sonra yola koyulduk. Spor ayakkabı ile ilk defa buz üstünde yürüyordum. Epey acemileşmişim.. Hava durumu 1 derece idi, günün ilerleyen saatlerinde -4 dereceye kadar düştü. Benim emektar şapka, atkı yine epey işe yaradı.. Yürüyerek Kongre Binası yakınlarındaki Koç Cağ Kebap‘a gittik

SİZ HİÇ CAĞ KEBABI YEDİNİZ Mİ?

Cevabınız hayır ise ve cağ kebabını yerinde yemek istiyorsanız, Doğu Ekspresi‘ni benim gibi Ankara-Erzurum arasında kullanarak bunu yapabilirsiniz. 

Cağ kebabı denince akla gelen iki yerden biri olan Koç Cağ Kebap‘a uğradık. Beni yarım saat cağın önünden alamadılar, yani insan bir kebabı bu kadar özler mi? Ben özlerim, çünkü yemek benim için çok önemli.. Çünkü cağ kebabı Erzurum’un imza yemeği. Çünkü bu kebabın yapıldığı kuzular dağda bayırda kekik yiyerek otlamışlar, etin kendinde kekik tadı var!

Masanızı süzme yoğurt, acılı ezme, soğan ve salata ile süsleyip bir sepet de lavaş bırakıyorlar, sonra cağlar gelmeye başlıyor.. Dikkat! Siz dur demezseniz getirmeye devam edeceklerdir, ben istemeden geldiğine göre ikramdır hezeyanına kapılmayın 🙂 .

Ben 2 şiş ile doyuyorum ama erkekler 3’ten aşağı yemiyor. Fiyat şiş başına 8 TL. Bu arada Kars’a devam edecekseniz Erzurum Garı’na getirilmek üzere cağ kebabı siparişi verebiliyorsunuz Gel Gör Cağ Kebap’tan. Biz nasılsa Erzurum’da ineceğiz diye o olaylara girmedik ama bizim enteresan yan vagon önce sipariş verip sonra fiyatını yüksek bulup vazgeçti. Cağ kebabı şiş hesabıyla verildiği için diğer yöresel kebaplardan daha pahalı gelebilir fiyatı kulağınıza. Öyle ki 1 tanesi ile doymak mümkün değil. Dürümüne 27 TL demişlerdi trenden telefon açanlara, 2 cağ vardı içinde. Haliyle servis ücreti de almış olabilirler, sonuçta bu da bir ek hizmet 🙂 . Hevesinizi kaçırmak istemem ama cağ yağlı bir kebap türü olduğundan, etin arasında da yağ olduğu için soğuduğu zaman dünyanın en kötü kebabına dönüşebilir. Mümkünse yerinde ve sıcak tüketmeye çalışınız 🙂 . Sonra cağ cağ dedikleri bu muymuş, hiç te bileme güzel değilmiş demeyin 🙂 . 

KADAYIF DOLMASI DENİLEN BİR GERÇEK VAR..

Her yemeği&tatlıyı yerinde yemek gerek. O tadı alamıyor insan İstanbul’da yahut başka şehirlerde.. Kadayıf dolması da öyle.. Kadayıfçı Muammer Usta bu işin piri.

Kısıtlı vaktimize rağmen araya bu mekanı da sığdırdık. Ben biraz aç gözlülük yapıp Erzurum’da popüler olan tüm tatlılardan bir tabak hazırlattım. Kabak tatlısı, cevizli incir tatlısı, tepsi kadayıf, taş kadayıfı, kadayıf dolması.. Kadayıflarca..

Hepsi birbirinden güzel ama elbette kadayıf dolmasının yeri başka.. Erzurum’a geldiğinizde muhakkak bu lezzeti deneyin.

ERZURUM’U TEPEDEN SEYRETMEK İSTER MİYDİNİZ?

O zaman istikamet Atlama Kuleleri! 2011 Universiade Kış Oyunlarından yadigar bu Atlama Kulelerinin tepesinde bir adet cafe, onun da üzerinde seyir terası var. Erzurum’u tepeden seyretmek isterseniz adresiniz burası olsun. Yalnız araçla ya da taksi ile ulaşmanız gerekiyor. 

Seyir Terası artık karla kaplanmış, bu fotoğraf da oradan hatıra kaldı bana..

YILLARDAN SONRA ERZURUM..

Ben 2005-2010 yılları arasında Erzurum’da üniversiteyi okumuştum (Yaşım ortaya çıktı mı 🙂 ). O yüzden bende Erzurum’un yeri ayrıdır. Bizim idare edeceğimiz kadar mekanlar, cafeler, restaurantlar, mağazalar vardı elbet ama çok da iç açıcı değildi. Bu gidişimde gözlerime inanamadım. Onlarca yeni mekan 3 tane de AVM açılmış. Normalde AVM’leri sevmiyor, desteklemiyorum ama gerçekten Erzurum gibi soğuk bir memlekette çok işe yarıyor. Çünkü kat kat giyinmiş halde alış-veriş yapma çabamız içler acısıydı. Mağazaya girince terler; atkı, şapka, eldiven ve montu çıkarırdık. Dışarı çıkarken de tekrar giyerdik. 10 mağaza gezsen hayattan da bezersin bu şartlarda. Terminal Caddesi cafelerle dolmuş, benim zamanımda 1 restoran 1 de tatlıcı vardı. Öğrenciler için iyi alternatifler yaratmışlar. Değişmeyen ne diye soracak olursanız; 

  • Hala herkese “hocam” diye hitap ediyorlar. Ben ilk gittiğimde bunlar benim öğretmenlik okuduğumu nereden anladılar diye düşünmüştüm 🙂 . 
  • Yine çeşmelerden akan sular donuyor, çünkü hala soğuk 🙂 . 
  • Evlerin çatısından sallanan sarkıtlara da tam gaz devam! Saçak altından yürümeyesiceler sizi!
  • Esnaf yardımsever ve güleryüzlü, restoran çalışanları saygıda kusur etmemek için elinden geleni yapıyor.
  • Herşeye rağmen hala güzel Erzurum, tüm Erzurum’a ve Erzurumlulara selam olsun!

ERZURUM-İSTANBUL UÇAK SEFERİ

Rüya gibi bir hafta sonu gezisi bol anı, mutluluk, kahkaha ve birbirinden güzel fotoğraflarla sona erdi. Anadolu Jet’in 20.20 Erzurum-İstanbul (SAW) seferi ile İstanbul’a uçtuk, 22.20 gibi de Sabiha Gökçen Havalimanı’na iniş yaptık. 

Erzurum’da donuyorken İstanbul’da montumuz bize fazla geldi. Sadece 34 saatte 3 farklı şehirde vakit geçirip 10’dan fazla şehri pencereden seyrettik, bazılarının havasını içimize çekebildik. Ve pek çok vasıta ile 5’ten fazla aktarma yapmamıza rağmen hiç yorulmadık. Çünkü tren yolculuğu yorucu değil aksine dinlendirici bir yolculuk. Hatta bir yolculuktan çok daha fazlası. Siz de muhakkak bunu denemelisiniz, içinizde en ufak bir merak dahi varsa yapın, aklınızda kalmasın.

MÜJDEMİ İSTERİM!!!

Son zamanlarda sosyal medya üzerinde Doğu Ekspresi seferlerine son vereceği, onun yerine hızlı trene geçileceği dedikoduları dolanıyordu. Ben de bu korkuyla hemen plan yapmıştım, hatta en karlı dönemi bile beklemedim. Ama tren görevlisi İbrahim Beyle sohbet ettik, şu an böyle bir durumun mümkün olmadığını söyledi. Gerekli altyapı sağlanmadan nasıl geçecekler dedi. Adam haklı beyler. Buna çok sevindim, çünkü tekrar gitmeyi düşünüyorum 🙂 . 

Nasılsa bitmiyormuş diye hemen gevşemeyin, sonra içinizde ukde kalabilir, benden söylemesi..

Yeni yollarda, yolculuklarda görüşmek üzere..

Kalın sağlıcakla, afiyetle..

Eyvallah..

Nilgün KARAKAŞ