Genel, Gezsempatik, Yurtdışı Gezileri

Amsterdam’ın Gölgesinde Bir Şehir: Haarlem

Hani derler ya her şerde var bir hayır; bizim hikayemiz de biraz öyle.. Amsterdam diye yola çıkıp konaklamanın pahalılığı nedeniyle oteli Haarlem‘de ayarlamasak belki de hiç farkına varmayacaktık bu küçük şehrin. Evet, Amsterdam rüya gibiydi. Ama Haarlem de bir o kadar güzeldi; öyle ki yeri geldi saatlerce Haarlem‘de oyalandıktan sonra Amsterdam’a geçtik. Kanalsa, Haarlem de kanallarla bezeliydi; bisikletse alayına bisiklet! Evlerin mimarisi de aynı.. Fark nedir diye soracak olursanız; Haarlem yaşam kenti; daha dingin, huzurlu, daha bir ev hali gibi. Hani Amsterdam deri taytsa, Haarlem pijama gibi. Spaarne Nehrinin etrafına kurulmuş Haarlem’deki yaş ortalaması da Amsterdam’a göre daha yüksek.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-heykel-grote-bavokerk-kanal

Skipol Havalimanı‘na indikten sonra trenle iki aktarma yaparak Haarlem‘e geçtik otelimiz burada diye. Haarlem Station’dan adımımı caddeye atar atmaz bir Türk restoranıyla karşılaşmam yüzümde kocaman bir gülümsemeye sebep oldu. Ama tabii ki de gidip Türk restoranında yiyecek değildim : ) . Elde valiz tıkır tıkır çekeleye çekeleye Grote Markt Meydanı‘na doğru koyulduk.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-amsterdam

Bloglardan okuduğumuz “Aman diyim bisikletlilere dikkat edin.” uyarılarına uyup ilk hayatta kalma mücadelesini verdiğimiz yer de Haarlem. Belki de Haarlem bizim için Hollanda’ya açılan ilk kapı olduğundan güzeldi. “Tıkırak pıkırak” çekçekli valiz solosuyla devasa bir meydana çıktık -tabii daha o zaman Dam Meydanı’nı görmemişiz, ne kadar da olsa bi Dam değil-.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-heykel

Grote Markt Meydanı, ortada bir adet heykeliyle (Heykelsiz bir meydan düşünülemez!) karşıda devasa Grote Kerk (Büyük Kilise) (Asıl kilisesiz bir meydan düşünülemez!) ve etrafta çeşitli tarihi yapılarıyla tam da klasik bir meydan. Meydanın bizim için bir güzel yanı da otelimiz Hotel Carillon‘un tam da bu meydanda yer alması.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-heykel-ev-meydan

HOTEL CARILLON
Hotel Carillon’un en güzel özelliği konumu. Meydan, dolayısıyla da otel Haarlem Tren İstasyonu’na 5 dk yürüme mesafesinde. Odamın camının Grote of St. Bavokerk manzaralı olduğunu söylemeden geçmeyeyim.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-heykel-grote-bavokerk

Merkezi konumun kralı! Gelgelelim otel yamuk! Şaka değil, yamuk. Bulunduğu bina diğer Haarlem yapıları gibi oldukça eski. Muhtemelen 500 yaşındaki binanın ayakta kalması bile takdir sebebi. Eşyalar oldukça eski, bu yamuk odaya yeni eşya koyup ziyan etmeyelim demiş olabilirler : ) . Tuvalet ve banyo bir, lavabo dışarıda : ) . “Gel sen ne çektiğimi bir de bana sor!”  Tamam, taharet musluğu yok, peki lavabodan ne istediniz! Şu da var, yerleri dar! Bizim Fener Balat evleri gibi minik minik parsellere seneler evvel inşa edilmiş. Yerden tasarruf için merdivenler daracık yapılmış, merdivenler dar olunca eşyalar sığmamış, eşyaları taşımak için evlerin tepesine kanca kondurmuşlar. Konuyu yine Hollanda evlerine bağladık : ) .

Gelelim kahvaltıya.. Ya da gelmeyelim.. Avrupa’da kahvaltı konusu bizler için hep problem! Mükellef kahvaltı sofraları hayal etmeyin! Bir masa üzerine dizilmiş meyveler, cornflakes ler, paket reçeller, fıstık ezmesi, şokella ve bal, bunları sürebileceğiniz bir kaç ekmek dilimi ve üzerine serpiştireceğiniz çeşit çeşit şekerlemeler. Bir fincan kahveyle bu ekmeği yiyip mutlu oluyorlar yaa, kafayı yicem :/ . Masada incecik dilimlenmiş kaşar peynirinden 5-6 tane üst üste koyup sandviç yapıp yedim. İşte bu dramdır! Nasılsa gün içinde sürekli bir şeyler yiyip içtiğimiz için aman da dışarıda kahvaltı yapacak bir yer bulayım diye gereksiz çırpınışlar sergilemedim. Zira egg benedict de sevmiyorum :/ .

Otantik ortamıyla Hotel Carillon, Haarlem‘in en eski otellerinden biri. Cafesi de gün içinde yerli misafirlerini ağırlıyor.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-grote-markt-meydan

Haarlemlilerin en büyük hobisi, Grote Markt Meydanı‘nı çevreleyen cafelerin birinde, ortadaki heykele dönük şekilde dizilmiş (sinemadaki gibi herkesin aynı yöne bakan sandalyelerde oturduğunu düşünün) sandalyelere oturup aynı anda elmalı tart yiyip kahve içmek. Dizili sandalyeleri görünce, acaba sinema gösterisi falan mı olacak dedim, yahut bir sokak tiyatrosu. Yok efendim, günebakan gibi heykele dönüyorlar, boncuk gibi yan yana diziliyorlar ve elmalı tartlarını yiyorlar. Olabildiğince yaşlı teyzeler, amcalar.. Güzel tabii, ne demeye evde oturacaklar, zaten daracık evler 🙂 . Meydanın hakkını yemeyelim bu arada, belli başlı dönemlerde çok güzel etkinliklere, konserlere, gösterileri ev sahipliği yapıyormuş. Belki de Haarlemlier oturup o etkinlikler olsun diye bekliyorlardı : ) . Umarım yazıyı türkçe bilen bi Hollandalı okumaz : ) .

DE PİZZA BAKKERS
İlk gün havaalanı maceraları bizi oyalayınca ve valizleri bırakmak için Haarlem‘e gitmemiz gerekince, ee bir de kurtlar gibi acıkınca Amsterdam’a gitmeyelim dedik. Haarlem sokaklarını turlamaya başladık. Çoğunlukla sezgisel ve hafif de tecrübesel olarak De Pizza Bakkersı gözüme kestirdim. Dışarıda yürüyen bir Allahın kulu olmamasına rağmen içerisinin tıklım tıklım olması ve içindeki devasa fırını görmemin bunda payı vardır kuşkusuz.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-pizza-bakkers

İlk günün olabildiğince turist sempatikliğiyle içeri daldık. Merhaba güleryüzlü Haarlemliler! Sıcacık karşıladılar bizi bu içi de sıcacık olan mekanda. Bi tanecik boş masa bulduk tam da fırının yanında, hemencik yerleştik (fazla cık cik’ten zehirlenmezsiniz umarım : ) ). Kör istedi bir göz, Allah verdi iki göz. Böylelikle şeflerle muhabbet edebilecek, yapım aşamalarını izleyebilecek ve daha yakından fotoğraf çekebilecektim.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-de-pizza-bakkers-italian

Yine ilk günün “gerekli gereksiz her ne varsa fotoğrafını çekme çılgınlığı”yla tabağın içine yerleştirilmiş ampulleri falan çektim şuursuzca.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-pizza-bakkers-yemek

Bir de en yapılmaması gereken şeyi yapıp, pizzaların formülündeki malzemelerle yetinemeyip mantar eklettim. Yaptım bunu. Tamam kınayabilirsiniz! Ne yapayım yahu, şu İtalyan tarzı pizzalarda 2 3 çeşit malzemeden fazlasını kombinlemiyorlar bir türlü. Oysaki bilmiyorlar ki biz “full karışık” pizzalarla büyüdük, hey gidim. Neyse ben yurtdışına çıkmışım ya, bizde olmayan biraları deneyeceğim. Aşırı özgüvenli ve çılgınım. Menüde adı en eksantrik olanı seçtim. Öyle ki hala biranın adını Google yazıyorum hiçbir şey çıkmıyor : ) .

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-yeme-icme-pizza

Pizzanın hamuru, sosu, üzerindeki malzemelerin uyumu çok güzeldi. Ya da biz çok açtık, bilmiyorum. İştahla yedim. Korkunç biramı da zorlaya zorlaya içtim. Çok sert ve baharatlı bir tadı vardı. Amstel’in Heineken’in gözünü seveyim.
De Pizza Bakers Haarlem için gerçekten güzel bir akşam yemeği alternatifi. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.

De Pizzabakkers Haarlem
Kruisweg 70D
2011 LG HAARLEM
023-7515804
haarlem@depizzabakkers.nl

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-kanal-sehir-turu

Karnımız tok, sırtımız pek artık. Haydi o zaman biraz şehri turlayalım. Kanal fotoğrafları çekelim. Bisikletlere rağmen hayatta kaldığımızı kanıtlayalım. İlk gözlemler sakin bir şehir olduğu üzerine. Mevsimlerden bahar, Mayıs sonu. Hafif yağmurlu hava. Bir hafta evvel Antep’te cayır cayır yanarken Haarlem‘de üşüyoruz. Dedikleri doğruymuş. Bizimkinden bi 10 derece soğuk. Sağlık olsun. Sonuçta emektar yağmurluğum bu günler için var.

İKLİMSEL NOT: Hava baharda dahi serin, valizde yağmurluğunuza yer açın!

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-kanal-amsterdam

THE WOLFHOUND
Araştırmayı ve iyi yerler bulmayı da çok seviyorum ama spontan keşfedilen yerler daha çok keyif veriyor sanki. Yemeğimizi yedik, tekrar Haarlem sokaklarına bıraktık kendimizi. Bu sefer de The Wolfhound‘un tabelası takıldı gözümüze. İçeri daldık yine, “Selam Gençler!” dedik. Masa bizi bozar, barda takılalım dedik. O an için verilebilecek en muhteşem karar olduğunu nereden bilebilirdim ki. Yine dünyalar tatlısı çalışanlar, yine güleryüz, yine hoşsohbet. Hollanda’da ben suratsız adam görmedim! Bu insanı daha da rahatlatıyor. Çünkü ne kadar da olsa yabancı bir ülkedesin, kültür farklı zihniyet farklı. Bizim için normal bir el hareketi yaparsın, onlarda küfür etmiş sayılırsın falan. Bereket versin ki Hollandalılar genel manada anlayışlı ve hoşgörülü insanlar benim gözlemlediğim kadarıyla.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-the-wolfhound-irish-bar

Madem bara oturduk, hakkını verelim dedik. Barda kaç tane bira sifonu varsa sıradan hepsini denedik. Çok çılgınız : ) . The Wolfhound bir Irish Bar. Hollanda’ya gidip Irısh Bar’a mı gittin diye bıkbıklanmayın sakın. İrlanda vardı da biz mi gitmedik. Oralara gidene kadar başka ülkelerdeki örneklerini deneyimlemekten daha masum ne olabilir ki?

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-wolfhound-irishpub-bira-brand-ipa

Biz şebelek şebelek biralarımızı yudumlarken yanımızdaki İskoçyalı selam verdi (Sonradan öğreniyoruz tabi nereli olduğunu). Nerden geldin, nereye gittin muhabbetlerini geçtikten sonra kendisinin bir boyacı olduğunu öğreniyoruz. Hatta dikkatli bakınca kıyafetlerine boya lekesi de vardı. Elinde dahi. Riley öyle tatlı bir adam ki, şeker gibi ya. Şirin şirin konuşuyor, şakalaşıyor. Boyasını yapmış gelmiş barda demleniyor. O gecenin böylesine güzel olmasında Riley‘nin katkısı çok büyük. Hatta Haarlem‘i böylesine sevmemizdeki katkısı da çok büyük.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-bira-heineken

Derken iki ducth adam oturuyor yanımıza. Muhabbeti ilk kim açtı, biz nasıl o manasız ama komik muhabbetin için girdik bilmiyorum. Adamlara Türkiye der demez Antalya, Fethiye anılarını anlatmaları bir oluyor. Derken esprikli bir tanesi ne dese beğenirsiniz? “Bizim yaşlı Hollandalı kadınlar hep gidip sizin genç delikanlılarla evleniyor. Öyle bir sürü tanıdığım var.” diyor. Tabi ben diyemiyorum ki “Az adam olaydınız da hatunları memleketinizde tutaydınız.” diye. Demiyorum, diyemiyorum. Onlar da öylesine sempatikler ki. Gülüyorlar hallerine.

Sonra köpek sahibi bir çift geliyor. Köpekleriyle oynuyoruz, seviyoruz tatlışı. Normalde pek kimseye sevdirmez kendini diyor hatun, eee bebeim, biz buna Türk sıcakkanlılığı diyoruz : ). Annesi babası keyifli bir akşam geçirirken ufaklık da onların yanında takılıyor. Buradan mekanın animalfriendly olduğu mesajını da verelim minikten.

Riviervismarkt 9
2011 HJ Haarlem
Nederland
023-5259054
info@thewolfhound.nl

Şehirleri, daha önce hiç gitmediğiniz ülkeleri gezmenin en keyifli taraflarından biri de orada yaşayan insanlarla yaşanılan gülümseten anılar. Turistik mekanlardan, kalabalık sokaklardan, bitmek bilmeyen kuyruklardan sıkılıyorsanız, yerelle daha iç içe olmak istiyorsanız Haarlem sizin için biçilmiş kaftan!

Tam meydanda otel ayarlamanın en güzel faydası istediğiniz zaman rahatlıkla otelinize dönebilmeniz. Otele dönüş kaygısını da minimize ettiğimize göre kafaya takacak ne kaldı ki?

JETTIES
Haarlem‘de dolaşırken tam da köşedeki konumuyla dikkatimizi çeken yerlerden biri de Jetties oldu.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-jetties-cafe-hamburger-amsterdam-lunchcafe

Yine Haarlem sakinlerinin sevdiği bir yer olduğu her halinden belli. İlk gidişimizde elmalı tart ve kahve olayından girdik.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-jetties-cafe-apple-tart

Elmalı tartı kemirirken yan masadaki minimum 80 yaşındaki teyzeni devasa bir burgeri nasıl keyifle yediğini görünce burgerleri de merak uyandırdı. Bir öğlen sırf bu burgeri yemek için tekrar gittik. Afedersiniz hayvan gibi büyük bir burgerden bahsediyorum. Koyun etinden yapılan bir tanesini seçtim ve afiyetle mideme indirdim. Hem köftesi hem sosları hem de içeriği nefisti. Yanında da yerel Hollanda birası Gulpener Bierbrouwerij i tercih ettim. Tadını beğendim.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-jetties-cafe-hamburger-amsterdam

Jetties‘in güleryüzlü bir garsonu var. Bir de mutfaktaki aşçısı. Az elemanla çok iş yapan tipik Avrupa cafelerinden. Adını hatırlayamadığım bu sevimli kız 8-10 tane burgeri bana tek tek üşenmeden anlattı. Üzerimde emeği çok : ) .

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-jetties-cafe-cupcake-amsterdam

Mekanda nakit para geçmiyor. Sadece kartla çalışıyorlar. Sebebini ben de bilmiyorum. Jetties Cafe hem kahve tatlı keyfi yapıp gazetenizi okumak için, hem de arkadaşlarınızla buluşup lezzetli burgerler yemek için çok uygun. Haarlem’e giderseniz muhakkak denemelisiniz.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-jetties-cafe-hamburger-amsterdam-yemek

Kruisweg 57
2011 LB Haarlem
T: 023 5242876info@jetties.eu

Hep yemek olmaz, biraz da ibadetimize bakalım diyorsanız sizi şöyle alalım.

GROTE OF ST. BAVOKERK

Grote Markt Meydanı‘nın gözbebeği bu katedral. Güzel bir Gotik mimari örneği. İlk olarak 1307 yılında ahşap olarak inşa edilen katedral bir yangında yanıyor (Ahşap modasını ilk çıkaran mimara iki çift lafım var, kardeşim senin amacın neydi allasen? Gül gibi binalar kül oldukça zevk mi duyuyordun uzaktan uzağa!).

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-heykel-grote-bavokerk-katedral

14. yy da yeniden inşa ediliyor. Seneler içerisinde çeşitli eklemeler ve restorasyonlarla bugünlere ulaşıyor. Katedralin vitrayları muhteşem. Benim gibi bir vitraysever için tam bir görsel şölene dönüştü katedral ziyareti. Güneşin konum değiştirmesiyle içeri süzülen renkli ışık huzmelerini otur seyret, şiir yaz, o derece!

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-heykel-grote-bavokerk-vitray

Sonra karşıma devasa org çıkıyor. O nasıl bir düzenektir, o nasıl bir ihtişamdır. Bu orgu bi çalsınlar, Hristiyan olmayan kalmaz, o derece!

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-heykel-grote-bavokerk-kilise-org

Vitraydı, orgdu derken öyle ebelek şebelek gezerken ayağıma birşey takıldı. Yere bi baktım, abaaaauvv! Mezar taşı mı o? Sevgili Haarlemliler! Neyin kafasını yaşıyorsunuz yahu siz. Neden ayağımızın altında ezdiriyorsunuz mezar taşlarını? Bazı rivayetler var ki kan donduruyor. Tabii onları anlatıp bu cici Haarlem yazımı mundarlamayacağım.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-heykel-grote-bavokerk-zemin

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-heykel-grote-bavokerk-floor

Sadece yerlerde 400 adet mezar taşının bulunduğunu söyleyip geçeceğim. Katedralin içindeki pek çok eşya 15. yy’dan kalmaymış.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-heykel-grote-bavokerk-kilise

Haarlem gezisi esnasında muhakkak uğranılması gereken bir durak bence Grote of St. Bavokerk. Meydana hakim ihtişamlı duruşuyla en azından dışarıdan özenli bir fotoğrafının çekilmesini hak ediyor. Çekmeden dönmeyin!

HAARLEM SOKAKLARI

Bir şehri tanımanın en güzel yanlarından birisi de sokaklarında umarsızca gezinmektir. Öyle şaşkın şaşkın gezinirken yollar size harika manzaralar, müthiş kadrajlar, tatlı graffitiler çıkarır. Bizim sokak gezimiz biraz istem dışı olduysa da çok da güzel oldu çok da iyi oldu! Bir gün Haarlem İstasyonuna farklı bir yoldan gidelim fikrini attım ortaya, sonuç olarak kaybolduk! Muhtemelen Harlem‘in etrafında 360 derece döndük dolandık, kanallara bulandık. En son bildiğin şehrin dışındaki tren raylarını falan bulduk. Hazır bulmuşken raylara yatalım da kurtulalım bu hayattan dedik! Deli misiniz? Tabii ki demedik! O esnada yol karşımıza kayıklarla dolu bu nefis kanalı çıkardı. Masal diyarı gibiydi..

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-kanal-amsterdam

Biraz ilerleyince masal diyarı periler ülkesine dönüştü. Reflection ın kralı burada! Çekmeyen pişman!

yesempatik-hollanda-haarlem-gezii-rehberi-amsterdamkanallari-reflection

Sonra bu duvar.. Allahım duvarın güzelliği? Ve bisikletin orada umarsızca duruşu? Ben o duvarlara çarpa çarpa nasır tutmak istiyorum sayın okuyu, ağlaya ağlaya yosun tutmak istiyorum!

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-bisiklet

Sen misin duvara övgü yağdıran? Dur ben sana şimdi ne göstericem dedi kaderim. Bu rengarenk graffitilerle bezeli duvarı buldum sonra. Kıyafetimle uyumlu duvarı buldum mu bırakmam!

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-graffiti

Kaybolmanın böylesine can feda! Sizlere tavsiyem arada kendinizi özgür bırakın ve bilmediğiniz sokakların tadını çıkarın. Bunun lezzetini başka hiçbir şey vermiyor doğrusu. Hala hatırımda o gün. Ne gündü be!

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-sokak-graffiti-mural

ALIŞ-VERİŞ

Bence Haarlem alış verişe pek elverişli bir şehir. Grote of St. Bavokerk‘in yanında uzanan Grote Houtstraat sıra sıra hem dünya  markaları hem de yerel markalarla dolu. Mağazaların birinden çıkıp diğerine girdim ve kendime cici mi ci iki tane spor ayakkabı aldım. Özellikle bir tanesi epey ucuza geldi. Bir gazla gidip telefon da baktım ama o pek hesaplıya gelmiyordu. Bir de garantidir, gümrüktür uğraşmayayım dedim. Yine teknolojik ürünleri uygun temin etmede en iyisi Amerika sanırım. Burası aynı bizim İstiklal Caddesi gibi dersem ıslak odunlarla dövün beni! Görüldüğü üzere klişeleri sevmiyoruz : )

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-heykel-grote-bavokerk-alisveris-sokak 

HEDİYELİK EŞYA

Hollanda‘nın genelinde hep aynı hediyelik eşyalar dönüyor sanırım. Yine tahta ayakkabılar, mavi beyaz porselenimsi biblolar, lale konseptli ürünler ve bilimum peynir dükkanları Haarlem‘de de mevcut. Amsterdam ile arasında çok uçuk fiyat farkları olduğunu söyleyemeyeceğim. Ben katedralin hediyelik eşyacısından lale şeklinde bir kalem aldım. Ayrıca katedralin hemen yakınında yer alan dükkandan da tahta ayakkabı şeklinde anahtarlıklar aldım. Almayanı dövüyorlar. Hediyelik eşya cenneti Hollanda’da konseptlerden konsept, hediyeliklerden hediyelik beğeniniz. Dönüşte bi Hollanda temalı shot bardağınızı alırım ; ) .

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-alisveris-tahtaayakkabi-hediyelik

  • Pazartesi ve Cumartesi günleri Grote Markt Meydanı’nda pazar kuruluyor. Ne mutlu bize ki cumartesi günü bu pazara denk geldik ve çok güzel bir deneyim yaşadık. Grote Markt, Büyük Pazar Yeri demek. Büyük Pazar Yeri’nde kurulan büyük pazar yazım pek yakında huzurlarınızda olacak 🙂 . 

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-heykel-grote-bavokerk-markt-pazar

  • Amsterdam’dan Haarlem’e ulaşım çok kolay. Amsterdam Tren İstasyonu’ndan bir trenle yaklaşık 15-20 dk’da Haarlem’e ulaşabilirsiniz. Bilet almamazlık etmeyin. Biz hep aldık biletimizi. Bir akşam Amsterdam’dan dönerken uyuyakalmışım, bir baktım bilet kontrol memuru tepemde dikiliyor. Aradım taradım bilet yok, insan çıldıracak gibi oluyor! Adam ben diğerlerine gidip bakayım, o esnada biletini ara dedi. Aradım taradım, cebimden koltuğun yanına düşmüş namıssız! Buldum ama adam tekrar gelmedi. Bekle dedi gitti ben beklemedim, o da dönmedi. Ölüm gibi bişey oldu ama, kimse ölmedi. Neyse, bu tarz adrenalinlere gerek yok bence gurbet ellerde. Efendi gibi biletinizi alın hem inişte hem de binişte okutun. Şimdi çiçek olun bakayım. Aferin!

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-tren-istasyonu-amsterdam

Haarlem sakin bir Hollanda şehri. Amsterdam’ın minyatürü gibi, uslu kız kardeşi gibi. Zamanın durduğuna şahit olmak istiyorsanız, yerelin içinde kaybolup adeta kendinizi bir Hollandalı gibi hissetmek istiyorsanız, kafa dinlemek ama aynı zamanda da yeni bir kültürel deneyim yaşamak istiyorsanız Amsterdam’ın gölgesinde kalmış bu şirin yere bir şans verin derim. Amerika’daki Harlem’in adının Haarlem’den gelmesi kozumuzu sunalım yeterince etkilenmediyseniz.

yesempatik-hollanda-haarlem-gezi-rehberi-heykel-grote-bavokerk

Yeni maceralarda görüşmek üzere..

Kalın sağlıcakla, afiyetle..

Eyvallah..

Nilgün KARAKAŞ

Amsterdam Yeme İçme İşleri yazımız için sizi şöyle alalım…